KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/5408 E., 2015/3175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Karaman 1. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 21.01.2014
- Numarası
- 2012/390-2014/38
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulü ile 17.621,30 TL'nin 23.07.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı yüklenici şirket, davalı iş sahibi K.. M..B.. Üniversitesi Rektörlüğü'ne ait 22-23 Mayıs 2012 tarihlerinde K.. M.. Üniversitesi Y... E.. Yerleşkesi ve K.. K.. Stadyumundan yapılacak organizasyon işini üstlenmiş, yanlar arasında 27.03.2012 tarihli sözleşme düzenlenmiş, işin bedeli KDV hariç götürü usulde 88.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Sözleşmenin 16.1.1 maddesinde yüklenici firmanın sorumluluğundan doğan ve işin teknik şartnamede belirtilen özelliklerde yapılmaması veya kullanılması istenilen malzeme ve ekipmanlardan herhangi biri veya bir kaçının kullanılmadığının tespit edilmesi halinde her bir eksiklik için sözleşme bedelinin %1'i oranında kesinti yapılacağı, idare tarafından kesilecek cezanın toplam tutarının hiçbir durumda sözleşme bedelinin %30'unu geçemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Davacı işe başlamış, edimini kısmen ifa etmiştir. Uyuşmazlık davacının edimini hangi oranda ifa ettiği, kaç TL bedele hak kazandığı, 5.300,00 TL tutarındaki teminat senedinin nakde çevrilmesinin haksız olup olmadığı, maddi ve manevi giderim istemiyle ilgili noktalarda toplanmaktadır.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sürecinde sözleşme, servis raporu, idari şartname, ihtarname, fatura örneği, tutanaklar, teknik şartname getirilmiş tarafların göstermiş oldukları kanıtlar da toplandıktan sonra dosya üzerinden inceleme yaptırılarak mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Düzenlenen raporda, işin %47 oranında ifa edildiği, bu durumda davacı yüklenicinin 48.773,80 TL tutarında bedele hak kazandığı hesaplanmıştır.
Rapor içeriği, hesap şekli itibari ile usul ve yasaya uygun olup Yargıtay denetimine elverişlidir. Yerel mahkemece, anılan rapor hükme esas kabul edilerek sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak sözleşmenin 16.1.1 maddesi uyarınca hesaplanan 31.152,00 TL cezanın bu iş bedelinden düşülerek geri kalan 17.621,30 TL'ye hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
Şöyle ki sözleşmenin 16. maddesinde kararlaştırılan bu cezaya ilişkin davalı tarafça açılmış bir karşı dava bulunmadığı gibi takas mahsup talebi de ileri sürülmemiştir. Buna rağmen talep olmadığı halde hesaplanan iş bedelinden indirime gidilerek bedel tayini yerinde görülmemiştir.
Davacı iş bedelinin yanında haksız olarak nakde çevirdiğini iddia ettiği 5.300,00 TL bedelli teminat senedi bedeli, 5.000,00 TL diğer zararlar için maddi giderim ve ayrıca 5.000,00 TL manevi giderim talep etmişse de sözleşmenin feshinde davacı yüklenici kendisi kusurlu hareket ettiğinden, manevi giderim ile ilgili yasal unsurlar oluşmadığından sözü edilen diğer zarar kalemlerini kanıtlayamadığından bu kalem istemlerin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi raporu ile saptanan %47 olarak gerçekleşen ifanın karşılığı 48.773,80 TL iş bedeline hükmetmekten ibaret olmalıdır.
Tüm bu nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/5408, K. 2015/3175, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama