KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/5713 E., 2015/3489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17.06.2014
- Numarası
- 2013/29-2014/117
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı imalât bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 14.03.2008 tarihinde akaryakıt istasyonu inşaat yapımı için “müteahhitlik sözleşmesi” başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Eldeki temyize konu davanın açılmasından önce, yüklenici tarafından bakiye iş bedelinin tahsili için İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/361 esasına kayıtlı olarak açılan ve kesinleşen davada, 05.05.2010 tarihinde bilirkişi raporu alınmış, yüklenicinin sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı yaptığı işler bedeli 1.001.190,79 TL bulunmuş, bu miktardan ayıplı ve kusurlu işler bedeli olarak belirlenen 22.650,00 TL düşülerek yüklenici alacağı 978.540,79 TL olarak hesaplanmış, bu miktara da %18 KDV eklenerek yüklenicinin alacağı 1.154.678,13 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutardan yükleniciye yapılan ödeme miktarı olan 1.121.600,00 TL indirilerek bakiye iş bedeli olarak bulunan 33.078,13 TL hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü gibi, yüklenici tarafından bakiye iş bedelinin tahsili için açılan davada, eksik ve kusurlu işler bedeli olarak hesaplanan 22.650,00 TL düşülerek yüklenicinin isteyebileceği alacak miktarı saptanmıştır. Bu durumda iş sahibi tarafından açılan eldeki temyize konu davada eksik ve kusurlu iş bedelinin istenmesi mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde kabulüne karar vermesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/5713, K. 2015/3489, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama