İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/7053 K.2015/5738

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat S..Ü.. ile davalı vekili Avukat E..K.. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2014/7053Karar2015/5738Tarih12 Kasım 2015Okuma5 dk · 1.047 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2014/7053 E., 2015/5738 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2015
Mahkemesi
İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
12.11.2013
Numarası
2012/578-2013/330
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.047 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat S..Ü.. ile davalı vekili Avukat E..K.. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dava, satın alınan iş yerinin 19 ay gecikmeyle teslim edildiğinden kira kaybından kaynaklanan zarardan şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL'sinin tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, 27.08.2013 tarihinde harcı ödenmek suretiyle dava değeri 36.290,00 TL arttırılarak 37.290,00 TL'ye yükseltilmiştir.

Davalı cevabında, sözleşmede atıfta bulunulan 4077 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde belirtilen 30 aylık sürede teslim edileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, 12 aylık teslim süresi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı idare tarafından sunulan arttırma satış talimat ve eklerinde teslim süresi 12 ay olarak belirlendiğinden bu sürenin sözleşme tarihine eklendiğinde 19 aylık gecikme olduğu kabul edilerek 37.290,00 TL'ye hükmedilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen 13.04.2009 tarihli sözleşmeyle davalının inşaatını yaptığı 14 nolu iş yerinin davacıya satışı kararlaştırılmış, 3. maddesinde, inşaat süresi belirtilmemiş olmakla beraber teslim koşulları ve herhalükârda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da yazılı süreyi geçemeyeceği belirtilmiştir.

Sözleşmede teslim süresine ilişkin başkaca madde bulunmadığı gibi davalının Açık Arttırma Satış Şartnamesi'nin sözleşmenin eki olduğu da kabul edilmemiştir. Bu durumda satışa konu iş yerinin yukarıda sözü edilen 3. madde hükmününe atıfta bulunduğu 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa'nın 7. maddesinde belirtilen en fazla 30 aylık sürede tamamlanıp teslim edileceği anlaşılmaktadadır.

Bu sürenin sözleşme tarihine eklenmesiyle teslimin 13.10.2011 tarihinde yapılması gerekir (HGK 2015/13-737 E.).

Oysa davacıya 12.11.2011 tarihinde teslim edildiğinden 13.10.2011 ila 12.11.2011 tarihi arasındaki gecikme tazminatına hükmedilmesi yerine sözleşmenin eki olmadığı gibi sözleşmede yer almayan şartname hükümlerine dayanılarak 12 aylık teslim süresinin kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 12.11.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava, satın alınan iş yerinin geç teslimi nedeniyle istenen kira tazminatının tahsili amacıyla açılmıştır. Bozma kararında açıklandığı üzere davalı idare tarafndan sunulan açık artırma satış talimat ve eklerinde teslim süresi 12 ay olarak belirlendiğinden bu sürenin sözleşme tarihine eklendiğinde 19 aylık gecikme olduğu kabul edilerek 37.290,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmede taşınmazın teslim tarihi belirlenmemiştir. Esasında sayın çoğunluk ile aramızda bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda teslim tarihinin hangi tarih olması tartışılmalıdır. Sözleşmede böyle bir hüküm bulunmaması durumunda teslim tarihinin ne şekilde saptanacağı Yargıtay kararlarında tartışılmıştır.

Her ne kadar sözleşmede 4077 sayılı Yasa'ya gönderme yapılmışsa da, somut olayda 4077 sayılı Yasa'nın uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Zira bağımsız bölüm konut olmayıp, dükkan vasfındadır. Bu nedenle 4077 sayılı Yasa hükümlerindeki sürenin uygulanması kanımca olanaklı değildir. Kaldı ki, 30 aylık bu süre azami bir süre olup, satıcıların bu süreden daha uzun bir teslim süresi saptayamayacağına ilişkin bir düzenlemedir.

Diğer bir deyişle satıcılar konutları 30 aylık süre içinde yapıp teslim etmekle yükümlüdürler. Bu süreyi aşan süreler geçersizdir ve aşan süreler yok hükmündedir. Bu düzenleme konut satımları için geçerli bir düzenlemedir ve nihai tüketicileri yani konut alıcılarını koruma gayesi gütmektedir. Bu nedenle esasında yüklenici/müteahhitlerin bu süreyi aşmamaları gerekir ve konut satışlarında bu süre uygulanır.

Ancak tüketim amacı olmayan işyeri (dükkan) satışlarında bu hükmün uygulanması (sözleşmede olsa dahi) mümkün değildir. Bu durumda teslim tarihi ne şekilde belirlenecektir. Taraflar arasındaki ilişkin satım sözleşmesi olsa da, benzer uyuşmazlıklar eser sözleşmelerinde de ve özellikle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde de doğmaktadır.

Gecikme tazminatı altında istenen kira tazminatında sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile zararın kanıtlanması koşuluyla zamanaşımı süresi içerisinde her zaman rayiç bedel istenebileceği kabul edilmektedir. Gecikme tazminatı sözleşmede kararlaştırılabileceği gibi, kararlaştırılmamış olsa dahi istenebilecektir. Sözleşmede maktu olarak da gecikme tazminatı kararlaştırılabilir.

Gecikme tazminatı, kural olarak direnimden veya ifa için verilen sürenin yükleniciye tebliğ edildiği tarihten başlayarak, eserin kullanıma elverişli olarak fiilen teslim (ifanın tamamlandığı) alındığı güne kadarki süre için, ihtirazi kayıt aranmaksızın istenebilir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 106. maddesinde, karşılıklı yükümlülükleri içeren sözleşmelerde borcu yerine getirilmesi (ifada gecikme) halinde, alacaklının hakkını nasıl kullanacağı düzenlenmiştir.

Alacaklı 106/II'de öngörülen seçimlik hakkını kullanabilmesi için borcu yerine getirmemekte direnen (mütemerrit) borçluya mehil vermek zorundadır (BK.nun 106/1).

Ancak 107. maddede yazılı hallerden birinin bulunması halinde (1-Borçlunun hal ve vaziyetinden bu tedbirin tesirsiz olacağı anlaşılırsa, 2- Borçlunun temerrüdü neticesi olarak borcun ifası alacaklı için faidesiz kalmış ise, 3-Akdin hükümlerine göre borç tayin ve tespit edilen bir zamanda veya muayyen bir mehil içinde ifa edilmek lazım geliyorsa) mehil tayinine gerek yoktur.

BK'nın 106. maddesinde birinci bende göre önel verilsin veya verilmesin borcu yerine getirilememesinde direnilmesi halinde alacaklıya üç seçimlik hak verilmiştir.

(1- Her zaman gecikmiş işi yerine getirme (ifayı) ve gecikme tazminatını isteme, 2-Sözleşmeden vazgeçerek olumlu zararını isteme 3-Sözleşmeden dönme (fesih) ve olumsuz (menfi) zararını isteme hakkı bulunmaktadır.) Hukuk öğretisindeki yerleşmiş görüşe göre, alacaklı, borcun yerine getirilmesi halinde başka bir anlatımla yerine getirmede direnme halinde (gecikmiş ifa) BK'nın 106/II.deki hakkını her zaman kullanabilir. Ancak kullanmak zorunda da değildir.

Bu nedenle alacaklı borcun yerine getirilmesini ve gecikme tazminatını zamanaşımı içerisinde isteyebilir. Davacı alacaklı bu hakkını kullanmadığı takdirde, sözleşmenin yerine getirilmesini ve tazminat istediği yolunda bir karinenin varlığı kabul edilir. Bu karine, yasa koyucunun alacaklının borcun ifasını ve gecikme nedeniyle zarar ve ziyanını "her zaman" isteyeceğini kabul etmekle oluşmuştur.

Alacaklının BK'nın 106/II. maddesindeki seçimlik hakkını kullanmak zorunda olmadığını ve bu halde dahi, gecikme tazminatı isteyebileceği sonucuna varmıştır. Bu ilke HGK'nın 9.10.1991 gün ve 1991/15-340 Esas ve 1991/467 Karar sayılı kararında vurgulanmıştır. Sonuç olarak alacaklının hem borcun ifasını hem de gecikme tazminatını isteyebileceği düşünülmektedir. Esasında bu konuda sayın çoğunluk ile aksi düşünce mevcut değildir.

Teslim tarihi bulunmaması durumunda hangi tarihin esas alınması noktasında ayrışmaktayız.

Somut olayda da, teslim tarihi bulunmadığından ve davacı tarafından satıcı Toki temerrüde düşürülmediğinden makul teslim süresinin saptanması zorunludur. Esasında bu doğrultuda pekçok Yargıtay kararı da bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, binanın ne kadar süre içerisinde teslim edilebileceğinin saptanması ve bu süreden dava tarihine kadar geçen sürenin hesap edilerek bu miktar kira tazminatının hüküm altına alınmasından ibarettir. Mahkemece bu husus gözetilmeden inşaat süresi baz alınarak kira tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu gerekçeyle bozulmasını düşündüğümden sayın çoğunluğun 4077 sayılı Yasa hükmünün uygulanması suretiyle 30 aylık süre ekleyerek teslim tarihini belirleyen kararına katılamıyorum.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/7053, K. 2015/5738, 12 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. -karşı Oy Yazısı-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/7053
Karar No
2015/5738
Tarih
12 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/7068 K.2015/5531
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/7078 K.2015/7598
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/7086 K.2015/7461
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/7100 K.2015/19434
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/7106 K.2015/5432
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/7110 K.2015/7440

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.