KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/988 E., 2014/6597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık, zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, davada sözleşmenin ayıplı ifası sonucu uğranılan zararların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalılarca ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde alacağa 31.05.2012 tespit tarihinden itibaren faiz istenmiş, mahkemece de bu tarih faize başlangıç yapılmıştır. Sözleşme ilişkisinden doğan bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olmasından sonra alacaklı tarafından borçluya ihtar çekilerek ve alacak miktarı açıkça gösterilerek alacağın ödenmesinin talep edilmesi (BK. 101/1) veya sözleşmede taraflarca kararlaştırılmış kesin vadenin bulunması (BK. 101/2) gerekir.
Zarar miktarının belirlenmesi yönünden delil tespiti yaptırılması davalı borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem değildir. Somut olayda dava tarihinden önce davalı borçlunun ihtarla temerrüde düşürüldüğü yönünde bir iddia ve delil ileri sürülmediği gibi, sözleşme ile kararlaştırılmış kesin vade de bulunmamaktadır.
Bu durumda temerrüdün dava tarihinde oluştuğu kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken temerrüt tarihinin tayininde hataya düşülerek faizin dava öncesinden başlatılması doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/988, K. 2014/6597, 17 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama