KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/23 E., 2015/1082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği (Tic. Mah. Sıf.
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki asıl ve birleşen dava davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı iş sahibi, asıl ve birleşen davada taraflar arasında düzenlenen 02.02.2010 tarihli sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafından üretilmesi gereken boruların bir kısmının ayıplı olduğu, bir kısmının ise hiç teslim edilmediğinden bahisle iş bedeli olarak verilen 17.05.2010 keşide tarihli 18.000,00 TL bedelli ve birleşen davada 18.06.2010 keşide tarihli ve 22.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı vekilince akdin ifa yerinin ... olması nedeniyle süresinde yetki itirazında bulunularak, dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi talep edilmiştir.
Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 9. maddesine göre; her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür. Aynı kanununun 10. maddesine göre ise; dava, mukavelenin icra olunacağı veyahut müddeaaleyh veya vekili dava zamanında orada bulunmak şartiyle akdin vuku bulduğu mahal mahkemesinde de bakılabilir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/son maddesi uyarınca da; menfi tespit davaları takibi yapan yer icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Taraflar arasında düzenlenen 02.02.2010 tarihli teklif sözleşmede imal edilecek boruların teslim yeri, davalı yüklenicinin ...'de bulunan fabrikası olarak kararlaştırılmıştır. Yine dosyada bulunan belgelerden davalının adresinin de ... Mahallesi, ...
Bulvarı, ... olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 72/son maddesindeki özel düzenleme kapsamında dava öncesinde icra takibi de yapılmamıştır.
Bu durumda gerek davalının yerleşim yerinin gerekse akdin ifa yerinin ... olması ve davalı tarafça süresinde yetki itirazında bulunulması nedeniyle 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/son ve 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 9. ve 10. maddeleri gereğince davalının yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin bu nedenle reddi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/23, K. 2015/1082, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama