İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/2378 K.2016/333

Davacı .. .. ile davalı .. .. arasındaki davadan dolayı 3. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen gün ve sayılı hükmü düzelterek onayan Dairemizin 26/01/2015 gün ve 2014/6838-2015/380 sayılı ilâmı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde…

Esas2015/2378Karar2016/333Tarih18 Şubat 2016Okuma6 dk · 1.232 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2015/2378 E., 2016/333 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.232 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davacı .. .. ile davalı .. .. arasındaki davadan dolayı 3. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen gün ve sayılı hükmü düzelterek onayan Dairemizin 26/01/2015 gün ve 2014/6838-2015/380 sayılı ilâmı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dava, iş bedelinin tahsili için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin davanın kabulüne dair kararının temyizi üzerine Dairemizin 26.01.2015 tarih, 2014/6838 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onama kararı verilmiş ve süresi içinde davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Bu aşamada niteliği itibarıyla kurulduğu iddia edilen temel hukuksal ilişki dayanılan fatura ve takip tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesidir. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Ancak, sözlü yapılan sözleşme inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir.

6100 sayılı HMK'nın 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.

Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda bu maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Ayrıca HMK'nın 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Yazılı sözleşme olmamakla birlikte akdîn varlığını ortaya koyan sözleşme dışında başkaca delil varsa sözlü sözleşmenin varlığı kabul edilmelidir.

Örneğin iş sahibinin yaptığı ödeme bulunduğu ispatlanmış ancak bu ödemenin başka bir hukuki ilişki nedeniyle yapıldığı iş sahibi tarafından ispatlanmamışsa sözleşmenin varlığı kabul edilmelidir.

Davacının iddia ettiği sözleşmeye göre davacı yüklenici olup davalıya imâl ettiği okul formalarının sözleşme ilişkisinin devam ettiğinden bahisle bedelinin tahsilini istemiş ise de davalı taraf akdî ilişkiyi kabul etmemiş ve 2012-2013 öğretim yılında dava dışı bir firmayla anlaştığını bildirmiş ve buna ilişkin Okul Aile Birliğinin karar örneğini sunmuş ve ayrıca mahallinde tespit yaptırarak davacı yanın üretmiş olduğu formalara ilişkin tevdi mahalli tayini yönünden işlem yapmıştır.

Mahkemece taraflar arasında sözleşme ilişkisinin ispatlandığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Sözleşmeye konu malların okula teslim edilmiş olduğu, delil tespiti sonucu alınan rapor ile bu malların satışının yapıldığı ve davacı ticari defterlerinin sözleşme ilişkisi ve alacağın varlığını ispatladığı kabul edilerek sonuca gidilmiştir.

Alacağa konu okul formalarının okula bırakıldığı ihtilâfsız ise de bunun iş sahibinin açık teslim alma iradesine dayalı olduğu ispatlanmamıştır. Davalı taraf yetkili kimselerin bulunmadığı sırada bu formaların okula bırakıldığı ve teslim alma iradesi bulunmadığını iddia etmekte olup bunu ortaya koyan işlemlerde de bulunmuştur.

Bu formaların okulda satılmadığına dair delil tespiti yaptırılması aynı dilekçede tevdi mahalli tayini talebinde bulunulması, dışarıda satılan malların kalitesiz olması nedeniyle anlaşılacak firmaya forma yaptırılarak satılması konusunda çok öncesinden Okul Aile Birliği kararı alınması, dava dışı firmanın markasını taşıyan formaların okulda satılıyor olması ve bunu doğrulayan delil tespiti raporu alınması işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacı ise yazılı delil sunmadığı gibi davalı tarafın imzasını taşıyan teslim belgesi sunmamıştır. Sunulan irsaliyeli fatura, davalı tarafın imzasını taşımadığı gibi 15.09.2012 tarihinde irsaliyeli fatura düzenlendikten 9 gün sonra 24.09.2012 tarihinde davalı ihtarname çekerek okula teslim imzası olmaksızın bırakılan malların geri alınmasını istemiştir. İhtar tarihi Pazertesi gününe denk gelmekte ve faturaya itirazı da içermekte olup 8 gün içinde faturaya itiraz edilmiştir.

Davacı icra dosyasında 15.09.2012 tarihli faturaya dayanmış ve dosyaya bu fatura örneği girmiş ise de davacı delil tespitinde bulunurken bu kez 21.09.2012 tarihli irsaliyeli faturaları sunmuştur. Davaya konu iş nedeniyle mükerrer fatura düzenlenmesinin nedeni açıklanmadığı gibi hangi faturaların asıl fatura olduğu da anlaşılamamıştır. Davacının yaptırdığı tespitte alınan bilirkişi raporu davacıya ait malların okulda satışının yapıldığına dair bir tespiti içermemektedir.

İrsaliyeli faturaya rağmen teslim alan imzası bulunmaması, teslimin davalı tarafın açık iradesiyle yapılmadığını, teslim alacak yetkililer okulda bulunmadığı sırada bu malların okula bırakıldığının kabulü gerekir.

İmza bulunmayan irsaliyeli fatura düzenlendikten kısa süre sonra delil tespiti yaptırılmış olup davalı tarafça formaların okula bırakılmış olmasına dayalı teslime karşı çıkıldığı ve bu nedenle ihtilaf çıktığı için delil tespiti yaptırılmış olduğunun da kabulü gerekir. Gerçekleşen olgular ile formaların sözleşme ilişkisine dayalı üretilip teslim edildiği ispatlanmış değildir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davacı ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de HMK'nın 222. madde gereğince ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olması gerekir. Alınan rapor kapsamına göre davacının ticari defterleri lehine delil niteliği taşımamaktadır.

Mahkemece alınan raporda delil değerlendirmesine girişilerek "taraflar arasında bu mallar için sözlü anlaşma yapıldığını göstermektedir" tespiti yapılmış ise de sözleşme ilişkisinin varlığının belirlenmesi, delillerin tartışılarak hukuki değerlendirme yapılmasını gerektiren bir husustur. Bilirkişinin teknik inceleme boyutu bulunmayan hukuki konuya ilişkin bu beyanı hükme esas alınamayacağı gibi yeniden rapor alınmasına da gerek yoktur.

Davacı yazılı sözleşme sunmadığı gibi akdin kurulduğunu ispatlayacak başkaca bir delili de yoktur. Öncesinde başlayıp süregelen bir akdi ilişki bulunduğunu ispatlayacak bir ödeme belgesi de sunulmamıştır. Önceki dönemlerde bu şekilde bir sözleşme bulunsa idi, bu sözleşme gereğince yapılmış ödemeye ilişkin belgeleri de davacının sunmuş olması gerekirdi. Bu şekilde sözleşmenin varlığına karine teşkil edecek bir ödeme belgesine de delil olarak dayanılmamıştır.

Tüm bu nedenlerle davacı yan, davalı iş sahibiyle gerek önceki yıldan gerekse 2012-2013 öğretim yılı için sözleşme ilişkisini kanıtlayamamıştır. Davacı taraf tacir olup gerekli araştırmayı yapmadan, sözleşme ilişkisini kanıtlamadan yapmış olduğu imalât bedelini talep etmesi mümkün değildir. Sözleşme ilişkisi ispatlanmadığından davanın bu sebeple reddi gerektiği için bedeli yönünden verilen kararın bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından Dairemizin düzeltilerek onama kararının kaldırılarak kararın bozulması uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 26.01.2015 tarih, 2014/6838 Esas, 2015/380 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 1.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya geri verilmesine, 21.01.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Yerel mahkemece, taraflar arasında önceki yıllara dayanan ticari bir alışverişin bulunduğu, davacı şirketin okul kıyafetlerini üreterek davalı şirkete sattığı, davalı şirketin de bu kıyafetleri sahibi olduğu kolejde öğrencilere sattığı, uyuşmazlık konusu olan 2012-2013 eğitim öğretim yılına ait kıyafetlerin itimada ve sözlü anlaşmaya dayanılarak davacı tarafından üretilip eğitim yılı başlamadan önce davalıya teslim edildiği, malların okula zorla bırakıldığı olgusunun hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı,

taraf beyanları, delil tespit dosyaları, icra dosyası, mali müşavir bilirkişi raporu ve oluşan vicdani kanıya göre davanın sübut bulduğu gerekçeleriyle dava kabul edilmiş, Sakarya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7952 Esas sayılı dosyasında 111.962,52 TL asıl alacak ve 1.361,15 TL işlemiş faizden oluşan toplam 113.323,71 TL alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalının temyizi üzerine yerel mahkeme kararı Dairemizin 26.01.2015 tarihli 2014/6838 Esas-2015/380 Karar sayılı ilâmı ile takip öncesi döneme ait işlemiş faiz alacağı ve icra inkâr tazminatı kaldırılmak suretiyle düzeltilerek onanmış, davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.

Yıllara sari akdî ilişkinin feshedildiği ve yeni dönemde ürün alınmayacağı davalı tarafından davacıya ihtarla bildirilmediğine, gönderilen ürünler de teslim alındığına göre sözlü siparişin varlığı kabul edilerek ürün bedelinin davacıya ödenmesi gerekir. Dairemizin yerel mahkeme kararını düzelterek onayan ilâmında bir isabetsizlik bulunmadığından davalının karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın bozulması yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/2378, K. 2016/333, 18 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. -karşı Oy Yazısı-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2378
Karar No
2016/333
Tarih
18 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/2378 K.2016/793
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/2378 K.2016/2393
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/2379 K.2016/1969
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/2381 K.2016/1472
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/2382 K.2016/1473
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/2383 K.2016/6475

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.