KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/4778 E., 2016/2329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli olarak ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Harçlandırılan dava değeri toplam 56.439,20 TL olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davalı yargılamada vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesi uyarınca red edilen miktar üzerinden yararına 6.508,31 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemiş olması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın davalı yararına vekâlet ücreti eklenmek suretiyle düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/4778, K. 2016/2329, 18 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama