KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/5907 E., 2017/606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacak ile ilgili yapılan icra takibine itirazın iptâli ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...-Davacı davalıya taşıma hizmeti verdiğini, bu işten kaynaklanan alacağının ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptâlini ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı savunmasında davacı yanca faturasına dayanak yapılan fişlerin kendileri tarafından tanzim edilmediğini ve imzalanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile ....434,00 TL alacak üzerinden davalının itirazının iptâline, ayrıca %... oranında icra inkâr tazminat tutarı olan ....486,80 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için takibe itirazın haksız olması yanında alacağın likid (hesaplanabilir) olması zorunludur. Somut olayda dava konusu alacak yapılan yargılama sonucu hesaplanmış olup bu hali ile likid alacak olmadığı dolayısıyla davalının da itirazında haksız sayılamayacağı anlaşılmakla davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın geçici .... maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/5907, K. 2017/606, 15 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama