KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/613 E., 2015/4802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16.09.2014
- Numarası
- 2014/866-279
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, iş bedeli olan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin; davanın kısmen kabulüne dair kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, taraflar arasındaki sözleşmeye konu iş bedelinin tahsilini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece; husumet itirazı ve zamanaşımı def'i reddedilerek talep esastan incelenmiş, 12.555,00 TL arazi tahsis bedeline ilişkin talep reddedilmiş, 254.364,00 TL alacağa ilişkin talebin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile yönetmelik hükümleri dikkate alınmak sureti ile kabulüne ve davacının 254.364,00 TL yatırım bedeli alacağının davacı şirketin tüketici elektrik enerjisine göre tahakkuk edilecek elektrik faturalarındaki (dağıtım sistemi kullanım bedelinin) mahsubu sureti ile geri ödenmesine karar verilmiştir.
Dava zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine dayalı olup davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmenin 9/3 (b) ve (c) kapsamındaki masrafların da kesin hesap bedeline eklenerek mahsuplaşmaya esas bedelin tespit edileceğinin belirlenmiş olmasına göre işin ifası sırasında ödendiği anlaşılan tahsis bedelinin de kesin hesaba dahil edilmesi gerekirken bu istemin reddi doğru olmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/613, K. 2015/4802, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama