KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/2068 E., 2017/2012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı İ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ürünün bedel iadesi istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptâli davası olup, mahkemece verilen kabul kararı davalı ..... ve Tic. A.Ş. vekilince yasal süresi içeresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Dava, dava konusu koltukların beğenilen kumaşla döşenmediği için üretim hatalı ürünlerin açık ayıplı olduğu, davacının ürün bedelini ödediğini, ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece tanık dinlenmiş, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış ve sonuç olarak ürünün açık ayıplı olduğu, süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu, tamir için azami süre aşıldığı bu nedenle davacının sözleşmeden dönebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ......ve Tic. A.Ş. aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Karar, davalı ......ve Tic. A.Ş. vekilince temyiz olunmuştur.
İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için takibe itirazın haksız olması yanında alacağın likid (hesaplanabilir) olması zorunludur. Alacak miktarının likid olmadığı, bilirkişi raporuyla belirlendiği hallerde borçlunun takibe itirazında haksız olduğu kabul edilemez.
Davacı dava konusu sipariş koltuk takımının siparişten farklı olarak teslim edilip edilmediği, değişim yapılıp yapılmadığı, eşyalarda ayıp olup olmadığı, ayıbın niteliği alınan bilirkişi raporu sonucu belirlenmiştir. Alacak yargılamayı gerektirmekte olup, likid olmadığından davacının şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu
yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz istemi kabul edilerek 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/2068, K. 2017/2012, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama