KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/2155 E., 2017/4211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra talebine itirazın iptâli takibin devamı, karşı dava ise ayıplı imalât nedeniyle uğranılan zarar ile iş kaybı zararının giderilmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulü ve davalının icra-inkâr tazminatıyla sorumlu tutulmasına, karşı davanın reddine dair verilen karar, davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın tamamının istenebilir olup olmadığı, ayıplı bulunup bulunmadığı yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu değerlendirilerek belirlendiğinden alacağın likit olduğundan söz edilemez.
Bu halde asıl davada koşulları oluşmayan icra-inkâr tazminatı talebinin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır. Hüküm bu yönden bozulmalıdır. Ne var ki yapılan bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/2155, K. 2017/4211, 29 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama