KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/3534 E., 2017/2886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ile davalı ... vekillerince temyiz edilmiş, davalı ... vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat Zilfinaz Abedan geldi. Diğer davalı şirket yetkilisi gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kararın gerekçe kısmında "Davalı vakfın bu davada taraf sıfatının bulunmadığı, husumet itirazının yerinde olduğu" ve "Davacı alacağının davalı ... Limited Şirketi'nden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsili gerektiği" belirtilmiş, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise "100.000,00 TL hakedişin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu suretle mahkeme kararında gerekçeyle hüküm arasında çelişki oluşmuştur.
Kararın gerekçesiyle hüküm fıkrası ve kısa karar arasında çelişki yaratılması Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensiplerine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair Anayasa ve yasa hükümlerine açıkça aykırıdır.
O halde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararı uyarınca gerekçeyle kısa kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturacağından yerel mahkemenin bozmadan sonra önceki kararla bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak suretiyle vicdani kanaatine göre karar verebilmesine teminen hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/3534, K. 2017/2886, 13 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama