KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/5300 E., 2018/604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
.... Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili ....geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile açılmış olup, mahkemece ıslahla arttırılan tutar da gözetilerek davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı taşeron davasında, davalı yükleniciden 06.06.2012 günlü iş devir sözleşmesi ile devraldığı . . ... Merkezi Araştırma Laboratuvarı inşaatının yapımını gerçekleştirmesine rağmen, davalının hak ettiği iş bedelini ödemediği iddiası ile alacak davası açmış; davadaki talebini 19.10.2015 günü harçlandırdığı ıslah dilekçesiyle arttırmış; davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece ıslahla arttırılan tutar da nazara alınarak davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Yanlar arasında imzalanan sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101. maddesinin 1. bendine göre (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117. madde) sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dairemiz'in 25.05.2015 günlü, 2014/7125 Esas, 2015/2786 Karar sayılı ilâmında da "...Alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisinin
....
olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarnamenin belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermesinin zorunlu olduğu; bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedel belirlenemeyen ihtarnamelerin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemeyeceği" belirtilmiştir.
Somut olayda davadan önce usulüne uygun ihtar veya yazı ile davalı temerrüde düşürülmediğinden, davalı yüklenicinin temerrüdü davada istenen tutar için dava tarihinde, ıslahla arttırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinde gerçekleşmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan tüm alacağa dava tarihinden faiz işletilmesi doğru olmamıştır. Karar, bu nedenle bozulmalıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
....
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/5300, K. 2018/604, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama