KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2017/393 E., 2018/2103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesi nedeniyle yapılan iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız itirazın iptâli, takibin devamı, icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve icra inkâr tazminatına dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalıp yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK'nın 67/11. maddesine göre itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir.
Somut olayda alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuyla saptandığından alacak likit olmadığı gibi işlemiş faize de itirazın iptâli halinde, borçlu itirazında tamamen haksız olmayıp icra inkâr tazminatına hükmolunamaz. Bu nedenle koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine işlemiş faizi de kapsayacak şekilde, itirazın iptâline karar verilen asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmekte ise de düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden, kararın 6100 sayılı yasanın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2017/393, K. 2018/2103, 22 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama