KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2018/3101 E., 2018/5214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin, davanın kısmen kabulüne dair kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına özellikle 20.04.2012 tarihli davacının davalı işsahibine verdiği dilekçe ile feragat ettiği keşif artışı 2009 yılı işine ait olup davanın 15.04.2010 sözleşme tarihli 2010 yılı işinden kaynaklanan fazla imalât nedeniyle açılmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükmedilen alacağa hakediş tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (TBK 118, mülga BK 101 md.). Somut olayda, sözleşmede kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davadan önce temerrüt ihtarının da bulunmadığı ve hakediş tarihinin de kesin vade niteliğinde olmaması sebebiyle kabul edilen alacağa dava tarihi yerine hakediş tarihi olan 01.06.2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin
yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/3101, K. 2018/5214, 21 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama