İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/3585 K.2019/995

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki asıl dosya davalısı ve birleşen dosya davalısı vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla…

Esas2018/3585Karar2019/995Tarih7 Mart 2019Okuma6 dk · 1.286 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2018/3585 E., 2019/995 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.286 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki asıl dosya davalısı ve birleşen dosya davalısı vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili talebinden ibarettir. Davacı yüklenici, davalı şirket ise iş sahibidir.

Davacı yüklenici vekili, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu ve bu sözleşmeden kaynaklanan aylık ücret ve sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan kâr mahrumiyeti alacağının ödenmesine ve birleşen davada da davalı tarafın sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle tespit ve alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı iş sahibi şirket vekili; davalı şirkete husumet düşmeyeceğini ileri sürerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece asıl davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın da kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş ,verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 25.04.2018 tarih, 2017/344 Esas, 2018/234 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, verilen karar, asıl ve birleşen dosya davalıları vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b bendinde “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,

2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu halde, esasa ilişkin olarak istinaf başvurusu hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebilmesi için ya yargılamada bir eksiklik bulunmaması ya da bulunan eksikliğin duruşma yapılmaksızın tamamlanmasının mümkün olması gerekir. Kanun, üç halde duruşma yapılmadan esas hakkında karar verilebilmesini mümkün kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verebilecektir (HMK m. 353/1-b/1).

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma yapılmaksızın istinaf başvurusunun reddine karar verilebilmesi için dosyanın tekemmül etmiş bulunması, başka bir anlatımla, ilk derece mahkemesi tarafından toplanan delillere göre, istinaf başvurusunda bulunan taraf ya da tarafların itirazının incelenip denetlenerek bir kanaate varılmasının mümkün bulunması zorunludur.

Bir başka deyişle, ilk derece mahkemesi kararında hiç bir eksiklik veya yanlışlık olmadığı duruşma açılmaksızın anlaşılabilecek kadar açık ve netse, bu kapsamda bir değerlendirme yapılabilecektir.

Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/3 bendi kapsamında delil olarak bir eksiklik tespit edilmesi ve bu eksikliğin duruşma yapılmadan tamamlanmasının mümkün olması halinde, bu eksikliğin giderilmesinden sonra ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde de, istinaf başvurusunun b/1 bendi kapsamında reddine karar verilebilecektir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi kapsamında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi mümkün görülen haller dışında istinaf incelemesi duruşma açmak suretiyle yapılacaktır (HMK m. 356). Buna göre, ön inceleme (HMK m. 352) veya ilk incelemede dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olan haller (HMK m. 353) dışında Bölge Adliye Mahkemesi’nce duruşma yapılması gerekmektedir. Bir başka deyişle, istinaf yargılamasında kural, duruşma yapılmasıdır. Duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller ise, Kanun tarafından açıkça yetki verilen haller ile sınırlıdır (HMK 352 ve 353. maddeleri).

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 356/1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce duruşma günü verilmesi halinde, duruşma gününün taraflara bildirilmesi zorunludur. Yine HMK’nın 358/1 maddesi gereğince, taraflara çıkartılacak davetiyede duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği hususu ile istinaf yoluna başvuran tarafa çıkartılacak davetiyede, ayrıca, yapılacak tahkikatla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen gideri duruşma gününe kadar avans olarak yatırması gerektiği açıkça belirtilmelidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 358/3 maddesi istinaf incelemesi sırasında yatırılması gereken giderlerin yatırılmaması halinde, uygulanacak yaptırımı belirlemiştir. Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesi’nce tahkikatla ilgili giderler süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir. Bununla birlikte, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine imkân bulunmayan hâllerde başvuru reddedilir. Burada verilecek başvurunun reddine dair karar, usulden değil, esastan ret kararıdır.

Bu açıklamalar ve yasa hükümleri ışığında somut olay incelendiğinde; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi HMK 352. maddede düzenlenen 5 hal ve 353/1-a da düzenlenen 6 bent yönünden dosyayı incelemiş ve “davalı iş sahibi ... Ltd.

Şirketi tarafından davacıya noter aracılığıyla 29.04.2011 tarihli ihtarname keşide edilmiş olup, ihtarnamede sebep belirtilmemiş olması itibariyle sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK.'nın 369. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedensiz (keyfi) fesih niteliğindedir.

Belirtilen madde uyarınca tazminat hesabında kullanılan toplama metodu usulü gereğince, davacı yüklenicinin eser bitmiş olsaydı sağlayabileceği net kâr belirlenerek zararının tespitinin yapılması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi fesih ihtarının davacıya tebliğine ilişkin belgeleri dosyaya almadan ve fesihten sonra yüklenicinin net kârının ne olacağı bilirkişiler vasıtasıyla belirlenmeden karar verilmesi doğru ve yerinde bulunmadığından, davalı ... ... Yön. Hiz. Tur. Tic.

Ltd. Şti. vekilinin istinaf sebeplerinin değerlendirilmesi amacıyla, istinaf incelemesinin HMK'nın 356. maddesi uyarınca, duruşmalı olarak yapılması, davalı vekiline, davacıya keşide edilen noter ihtarının davacıya tebliğine ilişkin belgenin veya onaylı suretinin dosyaya ibraz edilmesi için imkân ve süre verilmesi,

mahallinde bilirkişiler ile birlikte keşif yapılması için istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmiştir.” gerekçesi ile duruşmasız inceleme yapılarak karar verilmesi mümkün olmadığına karar vererek 356. maddeye uygun şekilde duruşma açmış ve taraflara usulüne uygun şekilde tebligat yaparak duruşma yapılmasına karar verilmiştir.

17.01.2018 tarihli duruşma 2 nolu ara kararı doğrultusunda verilen 2 haftalık süre içerisinde davalı tarafça, belirlenen keşif gider avansı yatırılmadığı ve davalı şirketler vekilinin ibraz ettiği 13.02.2018 havale tarihli vekillikten çekilme dilekçesinin ve duruşma tutanağının meşruhatlı davetiye ile tebliğ edildiği,

davalı şirket tarafından keşif masrafı yatırılmadığı gibi, 28.03.2018 tarihli duruşmaya, davalı taraf mazeretsiz olarak katılmamış ve kendilerini vekille temsil ettirmediklerinden, davalı ... şirketi tarafından gerekli keşif gider avansının yatırılmaması ve mazeretsiz olarak duruşmaya katılınmaması sebebiyle, HMK 358. maddesi uyarınca, dosyanın mevcut durumuna göre sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yerinde kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun da reddine karar verilmiştir.

HGK’nın 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere.

“Yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.” Kararın gerekçesi ile hüküm sonucu çelişkili ise tarafları, adalete uygun karar verildiği,

ve yargılamanın adil yapıldığına ikna edebilecek, mantıksal tutarlılık taşıyan kanuna uygun verilip, yazılmış yasa yolu denetimine elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez.

Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması; Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair Anayasa ve yasa hükümlerine aykırılık teşkil eder (Örnek Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 11.01.2017 tarih 2016/4164 Esas 2017/118 Karar). Belirtilen nedenlerle

gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratılmaksızın hüküm kurulmalıdır.

Bölge Adliye Mahkemesince HMK 353/1-b/1 bendine göre hüküm verilmesi mümkün bulunmadığı belirtilerek duruşma açılmasına ve duruşmaya gelmeme ve gider yatırmamanın müeyyidesinin düzenlendiği HMK 358/3 maddesine göre hüküm vermek yerine gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılarak HMK 353/1-b/1 maddesine göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

O halde mahkemece yapılacak iş; gerekçe ile hüküm çelişkisi yaratılmadan Yargıtay denetimine elverişli hüküm kurmaktan ibarettir.

Bozma nedenine göre sair temyiz itirazları incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre asıl dosya davalısı ve birleşen dosya davalısının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden asıl dosya davalısı ile birleşen dosya davalısına geri verilmesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/3585, K. 2019/995, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3585
Karar No
2019/995
Tarih
7 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/3585 K.2019/2286
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/3586 K.2019/2099
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/3586 K.2019/2727
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/3587 K.2019/24596
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/3587 K.2019/1883
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/3588 K.2019/24597

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.