İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 15. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/4594 K.2019/2110

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2018/4594Karar2019/2110Tarih6 Mayıs 2019Okuma5 dk · 1.061 kelime

KÜNYE

15. Hukuk Dairesi 2018/4594 E., 2019/2110 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.061 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- KARAR -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptâli ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz olunmuştur.Davacı vekili, tarafların ... ... ...

Mahallesi 2113 ada 2 nolu parsel 4 numaralı daire ve 2113 ada 9 parseldeki 3 ve 6 numaralı dairelerin tüm ince işlerinin anahtar teslimi yapılması hususunda 35.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirerek daireleri mal sahibi borçluya teslim ettiğini, davalı borçlunun 12.04.2010 tarihinde müvekkiline 13.000 ABD doları ödeme yaptığını, bakiyenin daire satıldığında ödenmesi konusunda anlaştıklarını, sözleşmenin 11. maddesine bu hususun el yazısıyla eklendiğini, sözleşme konusu daireler satıldığı halde davalı tarafından bakiye borcun ödenmediğini,

bunun üzerine ödeme tarihi itibari ile işlem gören döviz kuruna göre bakiye 16.286,00 TL asıl alacak ve 4.491,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.277,55 TL’nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı sebebiyle takibin durduğunu beyan ederek,

borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın iptâline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle birlikte ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasındaki 12.04.2010 tarihli sözleşmenin 23.04.2010 tarihli sözleşme ile değiştirildiğini, davacıya borcunun bulunmadığını, davacının ve dava dışı ...’in 23.04.2010 tarihli sözleşmeye dayanarak ihtarname keşide ettiklerini, davacının sonraki sözleşmeyi kabul etmiş olduğunu,

ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere ödeme tarihi belirli olmadığından temerrüt oluşmayacağını beyan ederek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, taraflar arasında 12.04.2010 tarihinde düzenlenen adi yazılı sözleşme ile davacı yüklenici ile davalı iş sahibinin 35.500,00 TL bedel mukabilinde ... ... ... mahallesi 2113 ada 2 nolu parsel 4 nolu daire ve 2113 ada 9 parseldeki 3 ve 6 nolu dairelerin anahtar teslimini konusunda anlaştıkları, davalı işveren ile davacının da tarafı olduğu 23.04.2010 tarihli ikinci sözleşme ile ilk sözleşmeye de konu edilen ... ... ...Mahallesi 2113 ada 2 ve 9 parsel sayılı taşınmalarda dava dışı mal sahibi ... ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapımı ile ilgili olarak tarafların sorumluluğunu ve paylarının düzenlendiği,

bu sözleşmeye göre davalıya 2 nolu parselde 4 nolu daire ile 9 nolu parseldeki 3 ve 6 nolu dairelerin geçici olarak devrinin yapılarak 20.07.2010 tarihine kadar taşınmazların satılamadığı takdirde 2 numaralı parselin 6 nolu hissesinin davalıya, 9 nolu parselin 4 nolu dairesinin de dava dışı ...'e devrinin yapılacağı, 2 numaralı parseldeki 4 ve 6 nolu ile 9 numaralı parseldeki 3, 4, ve 6 nolu dairelerin 3. kişilere satışı gerçekleştiğinde maliyet ortaya çıkarılmak suretiyle herkesin yaptığı harcamaları iade aldıktan sonra kalan kazancın yarı yarıya davalı ... ile dava dışı ... arasında paylaştırılacağının kararlaştırıldığı.

12.04.2010 ve 23.04.2010 tarihli iki sözleşmenin de tarafların kabulünde olduğu, davacı ve davalı adına atfen atılan imzalara tarafların herhangi bir itirazları olmadığı, her iki sözleşmenin de tarafların özgür iradeleri ile açıkça belirlendiği,

12.04.2010 tarihli eser sözleşmesi ile başlayan ilişkinin tarafları olan davacı ile davalının 23.04.2010 tarihinde ilk sözleşmeye konu edilen aynı taşınmazlara ve bu sözleşmedeki tarafların edim ile ödemelerini de kapsayan yeni bir sözleşme yaparak yeni ortaklık ilişkisine zemin hazırladıkları, ikinci sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle ilk sözleşmede davalının davaya konu edilen bakiye nakit para borcu ediminin değiştirildiği;

davacının icra takibine dayanak 12.04.2010 tarihli ilk sözleşmeden doğan edimlerinin sözleşmede ismi geçen dava dışı diğer kişilere yaptırılacağından bu haliyle davacının davalıdan ilk sözleşmeden doğan bakiye bedel alacağının kalmadığı, ikinci sözleşmenin düzenlenmesi ile ilk sözleşmeye dayanan alacak ilişkisinin de sona erdiği, davacının ilk sözleşmeden dolayı davalıdan bakiye alacağının kalmadığı anlaşıldığından,

aynı yöndeki bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacı tarafça açılan davanın reddine, davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmasında haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü ile reddedilen miktarın %20'si olan 3.257,20 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalının icra takibine yaptığı itirazında borca, faizi ile ferilerine itiraz ettiği;

davacının da talep sonuç kısmında davalının itirazının iptâli ile takip konusu borcun faiziyle birlikte davalı yanca ödenmesini talep ettiği gözetilerek dava değeri asıl alacak ile işlemiş faizin toplamından ibaret olmakla dava reddedildiğinden reddedilen asıl alacak ve faiz toplamı olan (16.286,00 TL+4.991,55 TL) üzerinden davalı yararına vekâlet ücretine hükmolunmuş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 23.04.2010 tarihli iş ortaklığı sözleşmesini davacı yüklenici sıfatıyla imzalamış olup, iş ortaklığı sözleşmesine göre davacının iş ortağı olmaması,

12.04.2010 tarihli asıl sözleşmenin iptâl edildiği ya da geçersiz olduğuna dair iş ortaklığı sözleşmesinde açıklık bulunmaması ve iş ortaklığı sözleşmesinin hukuki niteliği itibariyle ikale sözleşmesi niteliğinde olmaması sebebiyle taraflar arasındaki 12.04.2010 tarihinde imzalanan sözleşme geçerli ise de, davacı yüklenicinin bu sözleşme uyarınca kararlaştırılan işleri yapıp bedele hak kazandığını yasal delillerle kanıtlayamamış olmasına göre verilen hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı taraf iddiasını ve hak ettiği bedeli kanıtlayamamış ise de, İcra İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca, itirazın iptâli davasında alacaklının tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması zorunludur. Somut olayda davacı alacaklının icra takibinde kötüniyetli olduğu

kanıtlanmadığından, davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca icra takibi işlemiş faiz dahil toplam 21.277,55 TL üzerinden yapılmış ise de, itiraz üzerine iptâl davasın 16.286,00 TL asıl alacak üzerinden açıldığından ve mahkemece davanın reddine karar verildiğinden, davacının dava değeri olarak gösterilen asıl alacak miktarı üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre vekâlet ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken, dava edilmeyen işlemiş faiz miktarı da hesaba katılmak suretiyle fazla miktarda vekâlet ücreti ile sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin karardan çıkarılarak yerine "yasal koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine" cümlesinin yazılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde yer alan “2.553,30 TL” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “1.954,32 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 06.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/4594, K. 2019/2110, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4594
Karar No
2019/2110
Tarih
6 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/4595 K.2019/4799
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/4595 K.2019/2515
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/4596 K.2019/2432
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/4596 K.2019/9503
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/4597 K.2019/6111
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/4597 K.2019/3922

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.