KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2019/3423 E., 2019/4586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, sözleşmenin imzalanmayıp ihalenin iptâl edilmesi nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalı İdarenin 25.12.2005 tarihli "... Merkez ... Köyü İçme Suyu Tesisi + ... ... İnşaatı" ihalesini 31.12.2007 tarihinde hukuka aykırı şekilde iptâl etmesi nedeniyle, davacı şirketin uğradığı zararlardan fazlaya dair haklarını saklı tutarak, 50.000.00 TL zararın, ihalenin feshi tarihi olan 31.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı İdareden alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin yapılmasına hazırlık aşaması sayılan ihaleden dönülmesi ve yazılı sözleşme yapılamamış olması sebebiyle davacının, davalıdan olumlu zarar kapsamında gelir ya da kâr kaybı isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.2001 gün 2001/257-285 sayılı Kararı, Dairemizin yerleşik uygulama ve içtihatları ile Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03.02.1997 gün 4/3 sayılı kararlarına göre kamu kurumlarının taraf olduğu eser sözleşmesinden doğan davalarda feshin sözleşmeden önce veya sonraki sebeplere göre yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeksizin sözleşmenin imzalanmasından önce ortaya çıkacak ihtilâflarda idari
yargı görevlidir. Davada, sözleşmenin imzalanmayıp ihalenin iptâl edilmesi nedeniyle uğranılan zararların tahsili talep edilmiş olup, sözleşmenin imzalanmamış olması sebebiyle davaya konu taleplerin idari yargıda incelenmesi gerekir. Görev-yargı yolu hususu kamu düzeni ile ilgili olduğundan görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay'ca bu husus kendiliğinden gözönünde tutulması gerektiğinden davanın mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla esas yönünden red kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Belirtilen sebeple kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/3423, K. 2019/4586, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama