KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2015/1233 E., 2016/1814 K.·Talep :
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2016
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2015 tarih ve 2015/1108 sayılı yazısı ile,
İftira suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 267/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.... Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2008 tarih ve 2006/456 esas, 2008/37 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, hırsızlık suçunu işlediği şüphesiyle yakalanan ve kullandığı başkasına ait kimlik bilgilerinin yer aldığı kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte sürücü belgesindeki isimle 30.03.2006 tarihinde tutuklanan sanığın, cezaevinde 06.04.2006 tarihinde verdiği ifade ile gerçek kimliğini açıklayarak etkin pişmanlık göstermesine karşın 5237 sayılı Kanunun 269. maddesinin uygulanma olanağı tartışılmadan aynı Kanunun 268/1 ve 267/1. maddeleri gereğince hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 23.12.2014 gün ve 94660652-105-34-10002-2014-23139/76541 sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I- Olay
Hırsızlık suçunu işlediği şüphesiyle yakalanan ve ...'ya ait kimlik bilgilerinin yer aldığı kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte sürücü belgesindeki isimle 30.03.2006 tarihinde tutuklanan sanığın, cezaevinde 06.04.2006 tarihinde verdiği ifade ile gerçek kimliğini açıklayarak etkin pişmanlık gösterdiği şeklinde gerçekleşen olayda; sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan TCK'nın 267/1, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın sanık ... tarafından temyiz edilmediği,
diğer sanık Suat Çelik tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi 07.06.2010 tarihli kararı ile TCK'nın 269. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiğinden bahisle kararı bozduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda her iki sanık hakkında TCK'nın 269/1. maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak hüküm kurulduğu,
bu kararın ise bu defa sanık ... tarafından temyizi üzerine de Yargıtay 4. Ceza Dairesi 15.05.2014 tarihli kararı ile sanık hakkındaki ilk kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, mahkemece verilen 21.06.2011 tarihli kararın sanık ... hakkında hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde, sanığın temyiz dilekçesini süresi içerisinde vermediğinden bahisle temyiz isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı
Dosya kapsamına göre, hırsızlık suçunu işlediği şüphesiyle yakalanan ve kullandığı başkasına ait kimlik bilgilerinin yer aldığı kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte sürücü belgesindeki isimle 30.03.2006 tarihinde tutuklanan sanığın, daha sonra cezaevinden 06.04.2006 tarihinde verdiği ifade ile gerçek kimliğini açıklayarak etkin pişmanlık göstermesine karşın TCK'nın 269. maddesinin uygulanma olanağı tartışılmadan hüküm kurulmasına ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme
Sanığın hırsızlık suçunu işlediği şüphesiyle yakalandığında ...'ya ait kimlik bilgilerinin yer aldığı kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte sürücü belgesindeki isimle beyanda bulunarak 30.03.2006 tarihinde tutuklandığı, cezaevinden 06.04.2006 tarihinde verdiği ifade ile de mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce gerçek kimliğini açıklayarak etkin pişmanlık göstermesi karşısında, TCK'nın 269/2. maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2015/1233, K. 2016/1814, 29 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama