KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2015/5065 E., 2015/4392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- İftira
- Hüküm
- TCK'nın 267/1-2, 62, 51, 53. maddeleri uyarınca
Karar Metni
234 kelime·1 dk okuma
mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, somut olayda; sanığın mağdur sıfatıyla alınan kolluk beyanı, 26.05.2009 tarihli adli rapor, yargılama sırasındaki mağdur ve sanık beyanları dikkate alındığında, sanığın iddialarının maddi vakıalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde olduğu gözetilmeden yasal unsurları oluşmayan iftira suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule ve uygulamaya göre;
a-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanığın adli sicil özetinde yer alan suçlarının silinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik CMK'nın 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-Sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair adli raporun bulunması karşısında, sanığın atılı eylemi maddi eser ve delil uydurmak suretiyle işlemediği gözetilmeden TCK'nın 267/2. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2015/5065, K. 2015/4392, 19 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama