KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2015/7110 E., 2016/2150 K.
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Talep
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2015 tarih ve 2015/288859 sayılı yazısı ile,
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 267/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2013 tarihli ve 2010/103 esas, 2013/158 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanunun 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği:
Bir başka suçtan aranmakta olan sanığın, polisler tarafından yakalandığında üzerinde kendi fotoğrafını yapıştırmış olduğu .... adına düzenlenmiş sürücü belgesini sunduğu: ancak kollukça yapılan inceleme ve araştırma sonucunda herhangi bir tutanak düzenlenmeden gerçek kimliğinin saptandığının anlaşılması, sanığın karakoldaki ifadesinin de gerçek kimlik bilgilerine göre alınmış olması,
suça konu belgenin aldatma kabiliyetini haiz olmadığının da tespit edilmesi karşısında, sanığa atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurlarının oluşmadığı gibi 5237 sayılı Kanunun 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu ile anılan Kanunun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun da oluşmayacağı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesi kapsamında idari para cezası yaptırımını gerektiren kabahat olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 05.08.2015 gün ve 94660652-105-27-6257-2015-E. 15982/5l754 sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I- Olay
Sanığın içerisinde bulunduğu aracın ... trafik ekiplerince yol uygulaması sırasında durdurulduğu, sanığın ..... adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafının yapıştırılmış olduğu sürücü belgesini ibraz ettiği, ancak kollukça yapılan inceleme ve araştırma sonucunda fotoğrafın farklı olduğunun anlaşılması üzerine sanığın gerçek kimliğini söylediği ve belgeleri gerçek ismi ile imzaladığı,
sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dava açıldığı ve mahkemece resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı beraat, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ise TCK'nın 268/1 maddesi delaleti 267/1, 62, 53 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
II- Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı
Dosya kapsamına göre, bir başka suçtan aranmakta olan sanığın, polisler tarafından yakalandığında üzerinde kendi fotoğrafını yapıştırmış olduğu ... adına düzenlenmiş sürücü belgesini sunduğu; ancak kollukça yapılan inceleme ve araştırma sonucunda herhangi bir tutanak düzenlenmeden gerçek kimliğinin saptandığının anlaşılması, sanığın karakoldaki ifadesinin de gerçek kimlik bilgilerine göre alınmış olması,
suça konu belgenin aldatma kabiliyetini haiz olmadığının da tespit edilmesi karşısında, sanığa atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurlarının oluşmadığı gibi 5237 sayılı Kanunun 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu ile anılan Kanunun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun da oluşmayacağı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesi kapsamında idari para cezası yaptırımını gerektiren kabahat olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi bozma isteminin konusunu oluşturmaktadır.
III- Hukuksal Değerlendirme
Sanığın içerisinde bulunduğu aracın ... trafik ekiplerince yol uygulaması sırasında durdurulduğu sırada ... adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafının yapıştırılmış olduğu sürücü belgesini ibraz ettiği, ancak kollukça yapılan inceleme ve araştırma sonucunda fotoğrafın farklı olduğunun anlaşılması üzerine sanığın gerçek kimliğini söylediği ve belgeleri gerçek ismi ile imzaladığı şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturmayıp 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinde düzenlenen “Kimliği bildirmeme” kabahatini oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2015/7110, K. 2016/2150, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama