İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/1507 K.2016/4206

Hakaret ve iftira suçundan şüpheli ... hakkında, 17.09.2014 tarihli ...stargazete.com adresli internet haber sitesinde "Gülen 'Allah taksiratlarını affetsin' diye buyurmuş!" başlığı altında yayımlanan yazı nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda, ...…

Esas2016/1507Karar2016/4206Tarih20 Haziran 2016Okuma7 dk · 1.456 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2016/1507 E., 2016/4206 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2016
Talep
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.456 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Hakaret ve iftira suçundan şüpheli ... hakkında, 17.09.2014 tarihli ...stargazete.com adresli internet haber sitesinde "Gülen 'Allah taksiratlarını affetsin' diye buyurmuş!" başlığı altında yayımlanan yazı nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.12.2014 tarihli ve 2014/44784 soruşturma, 2014/20468 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekilinin itirazının kabulü ile kaldırılmasına ilişkin mercii ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.02.2015 tarihli ve 2015/739 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2015 gün ve 177028 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında: "... 5. Sulh Ceza Hakimliğince, şikayete konu yazıda geçen "işte infaz edilecek kişiler, hayırlı olsun dedi mi militanları, ayrıca bir bölümünde anlayacağınız ... Allah taksiratlarını affetsin buyurup örgütüne bir kez daha hedef göstermiş" ifadelerini kullandığı, her ne kadar basın özgürlüğü içerisinde abartmaya yer verilebileceği, çarpıcı vurgulayıcı ifadeler kullanılabileceği AİHM kararlarında kışkırtmaya da başvurulabileceği kabul edilmekte ise, yazıda kullanılan ifadelerin bu kapsam dışında kaldığı şüpheli hakkında mahkemece yargılama yapılarak değerlendirme yapılması gerektiği düşüncesiyle itirafın kabulüne karar verilmiş ise de;

Basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk hallerinin, haber verme, eleştirme hakkı ve mağdurun rızası olduğu, haber verme ve eleştirme hakkının kabulü için, açıklama ve eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgi ve yararının bulunması, açıklama biçimiyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması, açıklamada "küçültücü" ifadelerin kullanılmaması gerektiği, somut olayda, haberin içeriği itibariyle görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu,

paylaştığı fikir ve düşünceleri, toplum içindeki konumundan dolayı basının dikkatini çeken, takındığı tutum ve davranışları ve eylemleri nedeniyle kamuoyu tarafından yakından tanınan müştekinin haberinin yapılmasında kamu ilgi ve yararının bulunduğu, haberde geçen "...Allah taksiratlarını affetsin..." şeklindeki ifadelerin www.herkul.org adresli internet sitesinde 10.10.2010 günü müşteki ...'e ait video ve soru cevap şeklinde devam eden "Referandum sonrası ve Emniyette kadrolaşma" başlıklı bir röportajdan, yine "İşte infaz edilecek kişiler,..." şeklinde başlayan açıklamaların ise, 12.09.2014 tarihli ...

Gazetesi'nde eski Mali Şube Müdürü...nın, aralarında şüphelinin ve Bakan, Vali, Emniyet Müdürü, Savcı, Yazarlar ve Gazetecilerin bulunduğu pek çok kişiden "18 Aralık hukuka darbe örgütü" adlı bir örgüt kurma ve üyesi oldukları iddiası ile şikayetçi olduğu haberinden alındığı, şüphelinin,... isimli kişinin aralarında kendisinin de olduğu bazı kişiler hakkında şikayetçi olup isimlerini belirterek örgüt kurma ve üyesi olarak suçlanması sebebiyle hedef gösterilmesini sert bir üslupla eleştirdiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2007 tarihli ve 2007/7-28 esas, 2007/34 sayılı kararındaki [...eleştirinin sert bir üslupla gerçekleştirilmesi,

kaba olması ve nezaket sınırlarını aşması, eleştirenin amacına, psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgudur. Ancak kabul edilmelidir ki, basın özgürlüğü, belli ölçülerde abartmayı, hatta kışkırtmaya başvurmayı da içerir.

Gazetecilerin yazılarında kullandıkları deyimler polemik niteliğinde olsa da, nesnel bir açıklamayla desteklendiğinde, bu ifadeler asılsız kişisel saldırı olarak görülemez.] şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, haberin açıklama biçimi ile konusu arasında düşünsel bağ bulunduğu ve müştekiyi küçük düşürücü ve incitici nitelikte bulunmayıp, suçu hukuka uygun kılan ağır eleştiri ve haber verme hakkı sınırları içerisinde kaldığı, bu nedenlerle, şüpheliye atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek,

itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.05.2015 gün ve 94660652-105-34-4709-2015-9731/30876 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2016 tarih ve 2015/177028 sayılı tebliğnamesi ile bozma talep edilmiş olmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

I)Olay:

Şikayetçi... vekili tarafından, ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben sunulan 03.11.2014 havale tarihli dilekçede özet olarak; ...

Gazetesinin 17.09.2014 tarihli nüshasında ve ...com isimli internet sitesinde yayınlanan ve şüpheli ... (...) tarafından kaleme alınan “Gülen 'Allah Taksiratlarını Affetsin' Diye Buyurmuş” başlıklı haber ile şikayetçiye yönelik hakaret ve iftira suçlarının işlendiğinden bahisle suç duyurusunda bulunulmasına istinaden yürütülen soruşturma sonucunda, ...

Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.12.2014 tarihli ve 2014/44784 soruşturma, 2014/20468 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikayetçi vekilinin itirazına ilişkin olarak mercii ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.02.2015 tarihli ve 2015/739 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar vermiştir.

II)Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:

Dosya kapsamına göre, haberin açıklama biçimi ile konusu arasında düşünsel bağ bulunduğu ve müştekiyi küçük düşürücü ve incitici nitelikte bulunmayıp, suçu hukuka uygun kılan ağır eleştiri ve haber verme hakkı sınırları içerisinde kaldığı, bu nedenlerle, şüpheliye atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, itirazın yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet bulunup bulunmadığına ilişkindir.

III)Hukuksal Değerlendirme:

Anayasanın 28. maddesinde;

“Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27. maddeleri hükümleri uygulanır.

Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan ve Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber ve yazıyı, yazanlar ve bastıranlar veya aynı amaçla basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili mercii, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.

Yargılama görevini amacına uygun olarak yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar içinde hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.

Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın, korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili mercii, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.

Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesine genel hükümler uygulanır.

Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka aykırı yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır.” hükmü ile

5187 sayılı Basın Kanununun 3. maddesinde;

“Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.

Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlakının, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir.” hükmü düzenlenmiştir.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2007 tarihli ve 2007/7-28 esas, 2007/34 sayılı kararında yer alan, "Demokratik toplumlar, temel hak ve özgürlüklere dayanan toplumlardır. Bu tür toplumlarda Devletin görevi, temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmektir. Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaati açıklama özgürlüğünün önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilmesinin en önemli yollarından birisi de basındır.

Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basına, bu ödevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyacağı bir kısım haklar da tanınmıştır.

Bunlar; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarıdır. Temelini Anayasanın 28. vd. maddelerinden alan ve 5187 sayılı Basın Kanunun 3. maddesinde düzenlenen bu haklar, basın yoluyla işlenen suçlarda, hukuka uygunluk nedenlerini oluşturur.

Bilgiyi yayma, eleştirme ve yorumlama haklarının kabulü için, açıklama, eleştiri veya değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması, açıklamada "küçültücü" sözlerin kullanılmaması gerekir... Yargılama konusu haber ve yorum metnindeki eleştiri ve değer yargılarının bir kısmı sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilmiştir.

Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere esasen, eleştirinin sert bir üslupla gerçekleştirilmesi, kaba olması ve nezaket sınırlarını aşması, eleştirenin amacına, psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgudur. Ancak kabul edilmelidir ki, basın özgürlüğü, belli ölçülerde abartmayı, hatta kışkırtmaya başvurmayı da içerir.

Gazetecilerin yazılarında kullandıkları deyimler "polemik" niteliğinde olsa da, nesnel bir açıklamayla desteklendiğinde, bu ifadeler asılsız kişisel saldırı olarak görülemez." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında;

İncelenen dosya kapsamına göre, haberin açıklama biçimi ile konusu arasında düşünsel bağ bulunduğu ve müştekiyi küçük düşürücü ve incitici nitelikte bulunmayıp, suçu hukuka uygun kılan ağır eleştiri ve haber verme hakkı sınırları içerisinde kaldığı, bu nedenlerle, şüpheliye atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,

İsabet görülmediğinden anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

IV)Sonuç ve karar:

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.02.2015 tarihli ve 2015/739 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK'nın 309/4-a maddesi kapsamında bozma nedeni davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin olduğundan müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2016/1507, K. 2016/4206, 20 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2016/1507
Karar No
2016/4206
Tarih
20 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/1507 K.2016/1794
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/1507 K.2016/10711
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/1507 K.2016/3605
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/1507 K.2016/11783
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/1508 K.2016/3868
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/1508 K.2016/4148

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.