İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/2692 K.2018/4172

Sanığın 30.05.2012 tarihli eylem nedeniyle Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve Kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, TCK’nın 37. maddesi delaletiyle TCK’nın 82/1-a-g, 53,58/9, 6136 sayılı kanunun…

Esas2018/2692Karar2018/4172Tarih14 Kasım 2018Okuma7 dk · 1.414 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2018/2692 E., 2018/4172 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Kasım 2018
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Anayasayı ihlal, Kasten öldürme, Kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı yasaya aykırılık, 2911 sayılı yasaya aykırılık, Silahlı terör örgütüne üye olmak, Silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak, Silahla tehdit, Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması, Resmi belgede sahtecilik, Görevi yaptırmamak için direnme, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.414 kelime·7 dk okuma

SONUÇ / HÜKÜM

Hüküm

Sanığın 30.05.2012 tarihli eylem nedeniyle Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve Kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, TCK’nın 37. maddesi delaletiyle TCK’nın 82/1-a-g, 53,58/9, 6136 sayılı kanunun 13/1, 3713 sayılı kanunun 5/1,TCK 52/1,2,4, 61/8, 53,58/9, TCK’nın 265/1,3,4,3713 sayılı kanun 5/2, TCK 53,58/9, TCK’nın 109/2, 3-a, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK 53, 58/9, TCK’nın 106/2-a,d, 3713 sayılı kanunun 5/1,TCK 53, 58/9, 3713 sayılı kanunun 7/2, 53,58/9, TCK’nın 204/1, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK 53, 58/9, 2911 sayılı kanunun 28/1, TCK’nın 53, 911 sayılı kanunun 28/1, TCK’nın 43/1, 53,

58/9, 3713 sayılı kanunun 7/2, TCK’nın 43/1, 53, 58/9, 2911 sayılı kanunun 23. maddesi yollamasıyla 33/1, TCK’nın 53, 58/9, TCK’nın 265/1,3,4 ve 3713 sayılı kanunun 5/1, 53, 58/9, TCK’nın 309/1, 53, 58/9, 54 ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, mahsup ve müsadereye ilişkindir.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında Kasten Öldürme, Anayasayı İhlal ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçları bakımından duruşmalı, diğer suçlar bakımından duruşmasız olarak yapılan incelemede; I-Sanık hakkında 30.05.2012 tarihli eylem nedeniyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Mahkemenin kabul ve gerekçesine göre sanığın dava konusu eyleminin hazırlık hareketi aşamasında kalıp kalmadığı hususu irdelendiğinde;

Suç yolunda gerçekleştirilen hazırlık hareketlerinin tamamlanmış suç kabul edilip cezalandırılmadığı hallerde eylemin hangi şartlarda icra hareketi sayılacağı sorunu ile karşılaşılır.

Sorunun çözümü bağlamında ortaya konan ve TCK’nın 35. maddesinin gerekçesinde “Eğer failin kastının şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkmasıyla icranın başlayacağı yolundaki sübjektif ölçüt kabul edilirse, kişinin düşüncesi ve yaşam tarzı dolayısıyla cezalandırılmasına varabilecek bir uygulamaya yol açılacaktır.

Çünkü hazırlık hareketleri aşamasında da kastın varlığının şüpheye yer vermeyecek biçimde tespit edilebilmesi mümkün olup, böyle bir ölçüt hazırlık – icra hareketleri ayrımı konusunu bir kanıtlama sorunlu haline getirmektedir... Açıklanan bu nedenlerle, tasarıdaki “kastı şüpheye yer bırakmayacak” ölçütü madde metninden çıkartılmış ve bunun yerine “doğrudan doğruya icraya başlama” ölçütü kabul edilmiştir.

Böylece işlenmek istenen suç tipiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içindeki hareketlerin yapılması durumunda suçun icrasına başlanılmış sayılacaktır.” denilmekle benimsenen, (Artuk/Gökçen/Yenidünya, Genel Hükümler, (7), s. 569-570. Centel/Zafer Çakmut, (4), s. 455. Öztürk/Erdem, kn. 359. Hakeri, Ceza Hukuku, (15), s. 423 vd.. Özbek, Teşebbüs ve Kusurluluğa, s. 20.- Prof. Dr. Mahmut Koca ve Prof.

Dr. İlhan Üzülmez Türk Ceza Hukuku Genel Hükümleri s. 408) Yargıtay tarafından da uygulanagelen (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih 1-153/206 sayılı kararı vb.) objektif teori- Frank formülüne göre;

Suçun kanuni tarifinde unsur veya nitelikli hal olarak belirtilmiş hareketlerin gerçekleştirilmesi halinde icra hareketlerinin başladığını kabul etmek gerekir. Gerçekleştirilen bir hareketin icra hareketi teşkil edip etmediğinin belirlenmesinde, hareketin harici olarak değerlendirilmesiyle yetinilmemeli, özellikle bu hareketin suçun konusuyla yakın bağlantı içerisinde olup olmadığı ve suçun konusu bakımından tehlikeye sebebiyet verip vermediği de araştırılmalıdır.

Bir hareket kısmi olarak tipik olmasa da mahiyeti itibariyle yapılan değerlendirmeye göre tipik harekete zorunlu olarak bağlı ise icra hareketi sayılmalıdır (Prof. Fatih Selami Mahmutoğlu - Av Serra Karadeniz-LLM/Türk Ceza Kanunu Genel Hükümleri Şerhi/sayfa 792, 793, 794, İçel Ceza Hukuku Genel Hükümler sayfa 503 ve devamı, Artuk/Gökçen/Yenidünya,

Genel Hükümler, (7), s. 569-570; Centel/Zafer Çakmut, (4), s. 455; Öztürk/Erdem, kn. 359; Hakeri, Ceza Hukuku, (15), s. 423 vd.; Özbek, Teşebbüs ve Kusurluluğa, s. 20.- Prof. Dr. Mahmut Koca ve Prof. Dr. İlhan Üzülmez Türk Ceza Hukuku Genel Hükümleri s. 408).

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda patlayıcı infilak ettirilmek suretiyle ölüme sebebiyet vermek suçu açısından, Mcdonalds restoranına ait tuvalete yerleştirilen bombanın çalışanlarca fark edilip polisçe kontrol altında imha edildiği nin anlaşılması karşısında, suçun icrai hareketlerinin başlamadığının ve hazırlık hareketleri niteliğinde kaldığının kabulü gerekeceğinden mahkeme kararı sonucu bakımından isabetli görülmekle;

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,

II-Sanık hakkında 16.06.2012 tarihli olay nedeniyle Kasten Öldürme ve Anayasayı İhlal, 13.04.2011 ve 20.07.2012 tarihli Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, 20.07.2012 tarihli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Silahla Tehdit, Silahlı Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak, Resmi Belgede Sahtecilik, muhtelif tarihlerde zincirleme şekilde Silahlı Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak ve 6136 sayılı yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 265/4. maddesinde düzenlenen arttırım uygulandıktan sonra ayrıca 3713 sayılı yasanın 5/1. maddesinde düzenlenen arttırımından uygulanması gerekirken yalnızca uygulama yeri bulunmayan 3713 sayılı yasanın 5/2. maddesinde düzenlenen arttırımın uygulanması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği,

sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğe göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, sanığın üzerine atılı Kasten Öldürme, Anayasayı İhlal, 13.04.2011 ve 20.07.2012 tarihli Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Silahla Tehdit, Silahlı Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak, muhtelif tarihlerde zincirleme şekilde Silahlı Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak,

Resmi Belgede Sahtecilik ve 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan suçlarının sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmada öne sürdükleri ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Kasten Öldürme suçları bakımından re'sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,

III-Sanık hakkında 2911 sayılı yasanın 28/1. maddesine ve 33/1. maddesine aykırılık suçlarından kurulan hükümler ile 30.05.2012 tarihli Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Bulundurulması suçundan kurulan hükümlere gelince;

1-2911 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenlemek'' fiili; hazırlıklar da dahil olmak üzere toplantı veya yürüyüşün yapılabilmesi için gerekli her türlü işlemi yapmak; ''yasadışı toplantı ya da gösteri yürüyüşünü yönetmek'' fiili; topluluğun dağılmaması, amaçlanan doğrultuda devam etmesi için topluluğa ya da etkin bazı kişilere gerekli talimatları vermek, duruma göre, insiyatif geliştirmek, gerekli idare işlemlerini yapmak, topluluğu hareketlendirmek ve yönlendirmek;

''kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşünü düzenleyen ve/veya yönetenlerin hareketlerine katılmak'' fiili ise, bu toplantı veya yürüyüşü düzenleyen ve yönetenlerden olmamakla birlikte, bizzat toplantı ve yürüyüşte hazır bulunarak bu kişilerin hareketlerini paylaşmak anlamına gelmektedir. (Anayasa Mahkemesinin 2011/39 Esas, 2012/37 Karar sayılı kararı. RG:13.10.2012, 28440. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22.06.2016, 2016/1725-4550 sayılı kararları)

2911 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç seçimlik hareketli bir suç olup, bu suçun oluşması için failin ''düzenlemek, yönetmek veya düzenleyen veya yönetenlerin hareketlerine katılmak'' fiillerinden birini işlemesi suçun oluşması için yeterlidir. Nitekim; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.06.1979 gün ve 232-303 sayılı kararında da; 2911 sayılı Kanunun 28/1. maddesinin suç tarihindeki karşılığını oluşturan 171 sayılı Kanunun 18/1. maddesindeki yazılı suçun; kanunsuz toplantı ve yürüyüşün ''tertip edilmesi'', ''idare edilmesi'' ve ''tertip ve idare edenlerin hareketlerine bilerek iştirak edilmesi, hareketlerinin paylaşılması'' durumunda oluşacağı ifade edilmiştir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, muhtelif tarihlerde yürüyüş dergisi çalışanları ve ölen bir örgüt mensubunun anmasına katılarak slogan atıp, döviz taşımasından ibaret eylemlerinde yukarıda anlatıldığı şekilde 2911 sayılı Kanunun 28/1. maddesinde belirtilen kanuna aykırı olarak yapılan gösteriyi düzenleme, yönetme veya düzenleyen ve yöneten kişilerin fiillerine iştirak etme suçunun unsurları bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine bir tanesi zincirleme şekilde olmak üzere iki kez mahkumiyetine karar verilmesi,

2-13.04.2011 tarihli eyleme elinde taşla katıldığı anlaşılan sanığa yüklenen 2911 sayılı yasanın 33/1. maddesine aykırılık suçunun tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre; hükümden önce 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1 ve 2. maddeleri kapsamında kaldığı ve anılan maddenin birinci fıkrasının "b" bendinde yer alan "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-30.05.2012 tarihinde Mcdonalds restoranına bomba konulması olayıyla ilgili restoranın içinde ve dışarıda elde edilen görüntülerde; önce başörtüsüz iken sonradan aynı elbiselerle başörtülü olarak yanında bir erkek şahısla birlikte yürüyen ve yalnız başına girdiği restoranın tuvaletine bomba yerleştirdiği anlaşılan kişinin sanık olup olmadığıyla ilgili Adli Tıp Kurumundan usulünce rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle beraat kararı verilmesi,

4-Kabul ve uygulamaya göre; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden gözetilmesi lüzumu,

Kanuna aykırı, sanık müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/2692, K. 2018/4172, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2692
Karar No
2018/4172
Tarih
14 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/2692 K.2018/17314
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/2693 K.2018/9870
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/2693 K.2018/19237
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/2693 K.2018/17403
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/2694 K.2018/19243
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/2694 K.2018/17109

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.