KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/3562 E., 2020/3507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, Terör örgütünün propagandasını yapma
- Hüküm
- 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
yönünden; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1,62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, 2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında terör örgütünün propagandasını yapma suçu yönünden; 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK'nın 62, 53.maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında terör örgütü propagandası yapmak, sanıklar ... ve ... hakkında terör örgütü propagandası yapmak ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince terör örgütünün propagandasını yapma suçu yönünden temyiz kanun yolunun açılması üzerine, 7188 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra sanık ... veya müdafii tarafından temyiz talebinde bulunulmadığı,
sanık ... müdafii tarafından ise 7188 sayılı Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süreden sonra 11.11.2019 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılsa da, 7188 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce Bölge Adliye Mahkemesince terör örgütü propagandası yapmak suçuna ilişkin kesin olarak verilen hükme yönelik olarak sanık ... müdafii tarafından, süresi içerisinde 30.10.2017; sanık ... müdafii tarafından da 15.11.2017 tarihinde süresinde temyiz isteminde bulunulduğu, temyiz iradesini de devam ettirdikleri anlaşılmakla sanıklar ... ve ... yönünden tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “2015” yerine sanık ... yönünden “19.10.2015”, sanık ... yönünden "28.08.2015", sanık ... yönünden "20.10.2015" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek yazım hataları olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...’ın PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil oldukları, örgütsel eylem ve faaliyetlerinin yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik gösterdiği anlaşılmakla;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede ise;
Dosya kapsamına göre, PKK/KCK silahlı terör örgütü ile hiyerarşik bağlantı içinde organik ilişkiye girdiğine dair süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren faaliyeti saptanamayan sanığın, sadece örgüte katılmaya karar veren suça sürüklenen çocuk ...'ı örgütün dağ kadrosuna teslim etmekten ibaret eyleminin örgüte yardım suçunu oluşturacağı gözetilerek TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddesi yollamasıyla 314/2 maddesi uyarınca, TCK'nın 61. maddesindeki kriterler nazara alınarak cezalandırılması yerine delillerin değerlendirilmesinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/3562, K. 2020/3507, 10 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama