İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/58 K.2018/1440

Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması Hüküm : TCK'nın 302/1, 31/3, 63 ve 174/1-2, 31/3, 52/2-4 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararlarına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi

Esas2018/58Karar2018/1440Tarih10 Mayıs 2018Okuma7 dk · 1.386 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2018/58 E., 2018/1440 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mayıs 2018
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma,
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.386 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması Hüküm : TCK'nın 302/1, 31/3, 63 ve 174/1-2, 31/3, 52/2-4 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararlarına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

I-Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan kurulan hüküm yönünden;

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;

1-TCK'nın 302. maddesi gereğince ceza tayin edilirken suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde olan suça sürüklenen çocuğun 16 yıl 5 aylık olduğu anlaşılmakla, 18 ile 24 yıl arası hapis cezasını öngören TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca yapılan uygulamada daha makul bir ceza verilmesi gerekirken, gerekçesi de belirtilmeden yazılı şekilde 22 yıl hapis cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayini,

2-Suça sürüklenen çocuğun teslim olarak eylemleri hakkında kısmen de olsa açıklamalarda bulunmuş olması ve duruşma tutanaklarında da hakkında olumsuz bir gözlem yer almaması karşısında hükmolunan cezada TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yetersiz gerekçeyle takdiren indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

II-Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan kurulan hüküm yönünden;

Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 16-05769 uzmanlık numarası sayılı uzmanlık raporunda suça sürüklenen çocukta atış artığına rastlanılmadığının belirtildiği, şehrin her tarafında işlenen ve fakat işlenişi üzerinde müşterek hakimiyeti bulunmayan veya şerik sıfatıyla katıldığı da mevcut delillere göre sabit olmayan patlayıcı madde hazırlamak, yerleştirmek ve kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemlerden de suça sürüklenen çocuğun kendiliğinden sorumlu olduğunun kabulü imkanı bulunmadığı gözetildiğinde,

öncelikle kendi savunmaları ve tanık beyanlarına göre suça sürüklenen çocuğun faaliyette bulunduğu... mahallesinde patlayıcı madde ile gerçekleştirilmiş saldırı olaylarına ilişkin tutanaklar getirtilip, aynı bölgede bulunmuş başka şahıslar hakkında yürütülen soruşturma ve yargılamalarda suça sürüklenen çocuk hakkında verilmiş beyanlar dosyaya alınıp, mahkemece yapılan suç duyurusu takıbeti de araştırılarak sonucuna göre tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçu bakımından suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu suçtan eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,

2-Kabul ve uygulamaya göre de; Suça sürüklenen çocuğun teslim olarak eylemleri hakkında kısmen de olsa açıklamalarda bulunmuş olması ve duruşma tutanaklarında da hakkında olumsuz bir gözlem yer almaması karşısında hükmolunan cezalarından TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yetersiz gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükümlerin CMK'nın 302/2 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2018 tarihinde üye ...'ın verilen kararın onanması gerektiğine dair karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya içerisinde bulunan tutanak ve belgelerden, PKK terör örgütünün stratejisi doğrultusunda şehir merkezlerinde, patlayıcı ve silah yığınağı yaparak, belli mahalleleri içine alacak şekilde hendek kazmak ve barikat kurmak, el yapımı patlayıcı maddelerle bu hendek ve barikatlarda tuzaklamalar yapmak suretiyle,

kendi hakimiyetinde alanlar oluşturmaya çalışması ve bu alanlara güvenlik güçlerinin ve kendisi ile birlikte hareket etmeyen bölge halkının girmesini önlemek amaçlı birden fazla il ve ilçe merkezinde eylem faaliyetlerde bulunduğu bu kapsamda PKK terör örgütünün alt yapılanması olan OS/YDGH'nin Nusaybin ilçesinde belli mahalleleri hendek ve barikatlarla kapatarak örgütün hakimiyetinde alan oluşturmaya çalışmaları üzerine hendeklerin kapatılıp ve barikatların kaldırılması ve tuzaklı el yapımı patlayıcı maddelerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla 14.03.2016 00:00'dan geçerli olmak üzere sokağa çıkma yasağı ilan edildiği,

suça sürüklenen çocuğunda bu alanda örgütte faaliyet gösterdiği ve 24.05.2016 tarihinde olayların yoğun olarak yaşandığı Abdulkadirpaşa Mahallesi Tekin Sokak üzerinde teslim olduğu anlaşılmaktadır.

Suça sürüklenen çocuk savunmasında, hendek ve barikat ve tünel kazma faaliyetlerinde bulunduğunu beyan etmiştir. Nusaybin ve diğer yerleşim yerlerinde hendek ve barikatların el yapımı patlayıcılarla silahlı terör örgütü üyelerince tahkim edildiği dosya kapsamı ve diğer dosya içeriklerinden bilinmektedir. Suça sürüklenen çocuk diğer örgüt üyeleri ile birlikte etrafı hendek ve barikatlerle çevrili alanda sokağa çıkma yasağı sonrasında faaliyet göstermiştir.

Sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinden teslim olduğu tarihe kadar hendek ve barikatlerle çevrili alanda işlenen tüm suçlar yönünden doğrudan fail olarak cezalandırılması gerekecektir. Zira sanıklar bu alan içerisinde işlenen suçlar yönünden önceden eğitilmişler ve güvenlik güçleri ile çatışmaya girme hürriyeti tahdit patlayıcı madde döşeme suçlarının işleneceğini bilmekte ve bu alan içerisinde suçlar işlendiği halde faaliyetlerine devam etmektedirler.

Bu nedenle hendek ve barikatlerle çevrili alan içerisinde işlenen tüm suçlar yönünden fiil üzerinde hakimiyet kurduklarının kabulü zorunludur.

Somut olayda ilk derece mahkemesi kabulünde Nusaybin ilçesinde bulunan Fırat ve Abdulkadirpaşa mahallelerinde el yapımı patlayıcı madde tuzaklanması eylemine birlikte fail olarak katıldığı yargılama konusu patlayıcı maddelerin infilak ettirilmesi nedeniyle şehit ve yaralanmalar olması nedeniyle hükümle birlikte işlenen diğer suçlar nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmış olup,

suça sürüklenen çocuğun oluş ve dosya kapsamına göre tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve el değiştirmesi suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan tayin edilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından suça sürüklenen çocuğun yaşı nedeniyle indirim yapılırken suç tarihinde 16 yıl 5 ay 24 günlük yaşa sahip olması ve işlediği suçun niteliği birlikte nazara alındığında 18 - 24 yıl aralığında hapis cezasına indirim öngören TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca takdiren 22 yıl hapis cezasının tayininde oluş ve dosya kapsamına göre bir isabetsizlik

bulunmadığından sayın çoğunluğun I/1 ve II nolu bozma nedenlerine katılmak mümkün bulunmamıştır.

Sayın çoğunluğun I/2 nolu bozma nedenenide katılmak mümkün olmamıştır; zira,

Uygulamada takdiri indirim maddesi olarak bilinen 5237 sayılı TCK'nın 62 maddesi suç failine uygulanacak olan cezanın, olay ve sanık bazında bireyselleştirilmesi suretiyle adalete uygun bir cezaya hükmedilebilmesini sağlamaya yönelik olarak hakime cezada indirim yapılabilmesi için tanınan serbestidir.

Her suçun cezasında indirim yapılmasına imkan tanıdığı için genel olan anılan madde, fail hakkında uygulanıp uygulanmaması hakimin takdirine bırakıldığı için de takdiridir.

TCK’nın 62. maddesinin 2. fıkrasında takdiri indirim nedenleri tahdidi değil tadadi olarak belirtilmiş olması hasebiyle maddede belirtilenler dışında da takdiri indirim nedeni kabulü mümkündür. Ancak hükümde gerek temel cezanın belirlenmesinde gerekse artırım indirim nedeni olarak kabul edilen olgular ile seçenek yaptırıma çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme gibi diğer kişiselleştirme müesseselerin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin gerekçelerle, hukukun genel ilkeleri, tecrübe ve mantık kuralları ile çelişmemek koşuluyla her şey takdiri indirim nedeni olarak kabul edilebilir.

Buna karşın hukukun kendisine tanıdığı hakları kullanması takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasını engel teşkil etmeyeceği gibi takdiri indirim nedenleri temel cezanın belirlenmesinde gözetilemez. Yine kanunda öngörülmüş indirim nedenleri, suçtaki nitelikli haller, suçun unsurlarından biri veya kanunun özel olarak belirttiği nedenler ayrıca takdiri indirim nedeni sayılamaz.

Bir failin birden fazla suçtan yargılanması durumunda, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması veya uygulanmaması konusunda her suç için diğer gerekçelerle çelişmemek koşulu ile ayrı ayrı değerlendirme yapılmalıdır.

Takdiri indirime ilişkin 07.06.1776 gün ve 3-4 sayılı İBK ve CGK 17.06.2014 gün ve 2013/6-301-2014/329 sayılı kararları ile çok sayıda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve özel daire kararlarında konu etraflıca tartışılmış içtihat halini almış uygulamalar gözetildiğinde;

Talep halinde TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesini zorunlu iken, talep olmadan takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmaması yönünden bir değerlendirme yapılmış ise, uygulanacak kanun yolu normuna göre gösterilen gerekçenin yasal olup olmadığı denetlenebilecektir.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise, diğer kişiselleştirme kurumlarının uygulanıp, uygulanmaması yönünden gösterilen gerekçeler ile takdiri indirim nedenleri yönünden gösterilen gerekçeler arasında çelişkiye yol açılmamasıdır.

Mahkemece takdiri indirim nedeninin uygulanmasına karar verdiğinde gerekçe gösterilmesi gerekirken, uygulanmaması halinde ise salt takdiren kelimesinin kullanılması yeterli kabul edilmektedir. Bu hususta sanıkla doğrudan doğruya iletişim içinde olan yerel mahkeme hakimlerinin geniş bir takdir yetkisine sahip oldukları hususunda kuşku bulunmamaktadır.

Yargıtayın Dairemizce de benimsenen ve yukarıda açıklanan yerleşik uygulamaları da nazara alındığında; kararın hüküm fıkrasının A-4 ve B-4. bentlerinde sanık hakkında 'Verilen cezanın gelecekte sanık üzerinde etkisi, yargılama aşamasında pişmanlık duymadığına ilişkin edinilen kanaat dikkate alınarak sanığın cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına' ilişkin gerekçede çelişki olmadığı gibi,

cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisinin cezanın özel önleme amacına ilişkin olduğu da düşünüldüğünde gösterilen gerekçeler uzun yıllar itibariyle Yargıtayın yerleşik içtihatlarına uygun ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve yerel mahkemenin takdir yetkisininde bu doğrultuda olduğu yine sayın çoğunluğun sanık hakkında TCK'nın 62 maddesi uyarınca inmdirim yapılması gerektiğine ilişkin bozmanın gerekçesinde suça sürüklenen çocuğun teslim olarak eylemleri hakkında kısmende olsa açıklamada bulunmasına ilişkin ibareye yer vermiş ise de dosya kapsamından suça sürüklenen çocuğun bireysel bir kararla teslim olmadığı çatışmaların devam

ettiği süreçte 25 kişi ile toplandıkları yerde örgütsel olarak alınan karar uyarınca teslim olduğunun anlaşılması karşısında nedamete dayalı bir teslimin söz konusu olmadığı, suça sürüklenen çocuğun bu aşamada dahi örgütün aldığı kararları uyguladığı gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin takdiri indirim uygulanmamasına ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle sayın çoğunluğun TCK'nın 62 maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiği yönündeki I/2 nolu bozma düşüncesine de katılmadığımdan hükmün onanması gerektiği görüşündeyim.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/58, K. 2018/1440, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2018/58
Karar No
2018/1440
Tarih
10 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/59 K.2018/2579
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/59 K.2018/3848
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/60 K.2018/4017
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/60 K.2018/5774
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/60 K.2018/1859
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/61 K.2018/2366

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.