KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/879 E., 2018/2328 K.·Talep:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2018
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2018 tarih, 2018/9750 sayılı yazıları ile; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın beraatlerine, kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden 1.980,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanıklara verilmesine dair Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2016/78 esas, 2017/182 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında sanıkların aynı avukat tarafından temsil edilmesi karşısında, 1136 Avukatlık Kanununun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme ile anılan maddenin ikinci cümlesinde yer alan "Beraat eden sanıklar birden fazla ise beraat sebebi ortak olan sanıklar müdafii lehine tek,
beraat sebebi ayrı olan sanıklar müdafii lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, birden fazla sanığın tek bir müdafii ile temsil edilmesi durumunda, sanıklar müdafii lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.01.2018 gün ve 94660652-105-29-130-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-OLAY
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... 31.07.2015 tarihinde 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işledikleri iddiası ile Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/78 Esas sayılı dosyasında yargılanmış olup, 11.04.2017 tarihinde 2017/182 sayılı kararı ile beraatlerine ve sanık adedince de Avukatlık Ücret Tarifesine göre ayrı ayrı sanıklar lehine vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine karar verilmiş olup, yasa yoluna müracaat edilmediğinden 28.04.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
II-KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI
Dosya kapsamına göre; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun168. maddesi uyarınca çıkarılan Avukatlık Ücret Tarifesinin 14/4 maddesinin hükmü uyarınca beraat eden sanık yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir kuralı gereğince verilecek vekalet ücretinin anılan maddenin ikinci cümlesi de nazara alındığında, birden fazla sanığın tek bir müdafii ile temsil edilmesi durumunda, sanıklar müdafii lehine tek bir avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın konusunu oluşturmaktadır.
III-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME
1136 Avukatlık Kanununun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme ile anılan maddenin ikinci cümlesinde yer alan "Beraat eden sanıklar birden fazla ise beraat sebebi ortak olan sanıklar müdafii lehine tek,
beraat sebebi ayrı olan sanıklar müdafii lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere.
Avukatlık Ücret Tarifesinin vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden fazla suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngördüğü, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ve incelenen dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde; Danıştay 8. Dairesinin 23.05.2017 tarihli iptal kararı da gözetilerek, Aynı dosyada yargılanırken kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve beraatlerine hükmolunan sanıkların yararına olmak üzere tek maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı davada aynı vekille temsil ettirilen her bir sanık lehine ayrı ayrı vekalet ücretinin hazineden tahsiline karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca sanıkların aleyhine sonuç doğurmamak üzere bozulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/879, K. 2018/2328, 5 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama