KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/11782 E., 2021/2065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın çocuklarını örgütle iltisaklı okula göndermesinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin yakalama tarihi olan “15.08.2016” yerine “03.04.2017” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Zorunluluk nedeni gösterilmeden SEGBİS vasıtasıyla savunma alınmasına sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında itiraz etmeyerek zımnen kabul etmiş olması, bu yöntemle savunma alınmasının silahların eşitliği ve yargılama ilkesi çerçevesinde savunmada zaafiyet yaratmadığının anlaşılması karşısında, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 28.06.2018 tarihli bozma kararı öncesinde Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.11.2017 tarihli hükmünde temel cezanın 5 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlendiği, söz konusu hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği nazara alındığında söz konusu bozma kararı sonrasında Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.10.2018 tarihli birleştirme kararına istinaden Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kurulan işbu temyiz incelemesine konu hükümde tayin olunan ceza miktarından temel cezanın 6 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi, sonuç ceza miktarının önceki hükümde tayin olunan ceza miktarından daha az olması karşısında sanığın kazanılmış hakkını ihlal etmediği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının esastan reddine ancak;
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan duruşmalara ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişiye ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/11782, K. 2021/2065, 10 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama