KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/1404 E., 2020/3254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanık ... yönünden TCK'nın 314/2,
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi, TCK’nın 221/4-5, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, diğer sanıklar yönünden TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi, TCK’nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye mahkemesince sanık ... yönünden kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanunun eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içinde, diğer sanıklar yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Gerekçede, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin 3713 sayılı Kanunun 7/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi kararın esasını oluşturan hüküm fıkrasındaki doğru uygulama nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık ...’un örgüte müzahir gazete aboneliğinin bulunmasının örgütsel faaliyet kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan inceleme sonunda;
Tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar ..., Sekan Hasar ve ...’ın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/1404, K. 2020/3254, 2 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama