KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/2210 E., 2019/4602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2017/263 - 2018/99 sayılı kararı kaldırılarak;TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62,53, 58/7, 58/9, 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
1-)Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli duruşmasında hazır bulunan Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı verilen karara yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından 09.11.2018 tarihinde süre tutum dilekçesi verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının 23.11.2018 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısına tebliğ edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca 04.12.2018 tarihinde ayrıntılı temyiz dilekçesinin CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreden sonra sunulduğu görülmekle,
Ceza Muhakemesi Kanununun 298. maddesinin, "Yargıtay, süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder" şeklindeki hükmü karşısında; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca verilen 09.11.2018 tarihli temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediği anlaşılmakla, temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
2-)Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/2210, K. 2019/4602, 1 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama