KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/2398 E., 2019/6737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62,
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A)Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin sanık ... yönünden "30.04.2016" yerine "2015 - 13.01.2015 - 02.12.2015" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hataları kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
B)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
1-Tüm dosya kapsamına göre, sanıkların örgütle organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduklarına ve dolayısıyla örgüt üyesi olduklarına ilişkin her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeterli, kesin ve ikna edici delil bulunmadığı; ancak, iddianamedeki anlatıma göre; sanıkların katıldıkları eylemlere dair ögüt çağrıları ile bu çağrılar sonucu söz konusu bu eylemlerde işledikleri suç veya suçların bulunup bulunmadığı araştırılıp, her bir eyleme dair olay tutanakları ile ilgili sair belge ve kayıtlar incelenerek,
sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu açısından değerlendirilerek, sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekir iken, yazılı olduğu şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise; silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup ilk yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin "Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 20.03.2016; sanık ... yönünden 23.05.2016" yerine "2015 - 13.01.2015 - 02.12.2015" olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin tahliye istemlerinin REDDİNE; bozma nedenine ve delil durumlarına göre tutuklu kaldıkları süre ve tutuklama tedbirinden umulan yararın sağlanmış olması karşısında, sanıklar ... ve ...'ın haklarında 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince "Yurtdışına çıkamamak" adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/2398, K. 2019/6737, 11 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama