KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/3535 E., 2019/7587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarih ve 2018/110 - 2018/657 sayılı kararı
- Suç
- Silah Sağlama
- Hüküm
- TCK'nın 315/1, 3713 sayılı Kanunun 3. maddesi delaletiyle 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 63, 54. maddeleri
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
uyarınca mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
CMK 299/1. maddesinde değişiklik yapan 01.02.2018 gün 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesinin müsadereye yönelik ek kararı sanık müdafilerince istinaf edildiği halde, bu konuda Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmediği anlaşıldığından; ek karara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine yer olmadığı saptanarak yapılan incelemede;
Karar başlığında suç tarihinin “05.04.2017” yerine hatalı şekilde “10.04.2017” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş; adli emanette kayıtlı bir kısım emanet eşyaları ile tedbir şerhi konulan araç üzerindeki şerhin kaldırılması talebine yönelik herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, mahallince emanet eşyaları hakkında zamanaşımı süresi içinde, araca konulan şerh açısından ise her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/3535, K. 2019/7587, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama