İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/3849 K.2021/4146

kuruluşları zararına dolandırıcılık, Resmi belgede

Esas2019/3849Karar2021/4146Tarih17 Haziran 2021Okuma6 dk · 1.295 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2019/3849 E., 2021/4146 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2021
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olmak, Kamu kurum ve
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.295 kelime·6 dk okuma

kuruluşları zararına dolandırıcılık, Resmi belgede

sahtecilik

ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçları yönünden;

30.11.2017,

Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; 10.07.2010

Hüküm : Terör örgütü üyeliği suçu yönünden TCK’nın 314/2,

3713 sayılı Kanunun 3, 5, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9,

63. maddeleri gereğince hükmedilen hapis cezasına

ilişkin yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi;

Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden CMK'nın

223/2-a maddesi gereğince verilen beraat ve Kamu

kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu

yönünden TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2

maddeleri gereğince hükmedilen hapis ve adli para

cezasına ilişkin kararın kaldırılarak;

Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden TCK'nın

204/1, TMK 4, 5, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, maddeleri

gereğince hapis cezası,

Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık

suçu yönünden TCK'nın 158/1-e-son, 158/3, 43/1,

52/2 maddeleri gereğince hükmedilen hapis ve adli

para cezası ile cezalandırılması

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,

I)Katılan ... Başkanlığının temyiz talebinin incelenmesinde;

Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik olarak katılan ... vekili tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın katılan vekiline tebliğ edildiği 19.12.2018 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süre geçtikten sonra ayrıntılı temyiz dilekçesi verildiği anlaşılmış ise de, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve katılan vekiline gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarfında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek, katılan vekilinin temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Katılan ... Başkanlığının atılı tüm suçlar yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmadığı nazara alındığında katılan vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermediğinden, katılan ... Başkanlığı’nın temyiz başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,

Diğer temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;

Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında “26/11/2018” olan karar tarihinin gösterilmemiş olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

II)Nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;

08.07.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 701 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilen sanığın, daha öncesinde açığa alınıp alınmadığı, en son hangi

tarihte ve ne tutarda maaş aldığı hususları tespit edilmeden, iddianame tanzim tarihi olan 30.11.2017 tarihine kadar aldığı maaşlara ilişkin bordrolar getirtilerek suçtan elde edilen menfaatin eksik hesap edilmesi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmedilen adli para cezasının eksik hesap edilmiş olması, yine bu doğrultuda suç tarihinin de son maaş alma tarihi olacağı gözetilmeden, iddianame tanzim tarihi olan 30.11.2017 tarihinin suç tarihi olarak belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,

II)Resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Dosya kapsamı ve oluşa göre; sanığa isnat edilen eylemin resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vermediği ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, be nedenle atılı bu suç yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın hukuka aykırı olarak önceden ele geçirdiği soruları cevap anahtarına işlemek suretiyle hem cevap anahtarının, hem de bu belge esas alınmak suretiyle düzenlenen sınav sonuç kağıdının sahte olarak düzenlenmesini sağladığı şeklindeki hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA,

III)Silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 E., 2017/5155 K. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;

Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır.

Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.

Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde.

10-11 Temmuz 2010 tarihinde yapılan KPSS sınavında çıkan soruların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından hukuka aykırı biçimde önceden ele geçirilerek mensuplarına verilmesi suretiyle sanığın, sınavda gerçeğin üzerinde bir başarı gösterdiği ve bu şekilde örgüte üye olmak suçunu işlediği şeklinde kabul edilen eylem dışında, sanığın örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli başkaca bir delil bulunmadığı,

her ne kadar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2018 tarihli yazısı ekinde bulunan belgelerde sanığın Bylock kullanıcısı olduğuna dair bir tespit yapılamadığının belirtildiği anlaşılmış ise de sanığın başkası adına kayıtlı bir GSM hattı üzerinden Bylock kullanıp kullanmadığına dair bir araştırmanın yapılmadığı, bu nedenle ilgili yerlerle yeniden yazışma yapılarak sanığın kendisi veya başkası adına kayıtlı bir GSM hattı üzerinden ByLock kullanıcısı olup olmadığının tespit edilmesi ve buna ilişkin evrakların denetime elverişli olacak şekilde dosya içerisine alınması;

ayrıca UYAP veri havuzundan sanık hakkında herhangi bir itirafçı yahut tanık beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifade ve beyanlarının getirtilmesi, CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık olarak dinlenildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedeni, tutuklulukta geçirilen süre ve mevcut delil durumu dikkate alındığında tahliye

SONUÇ / HÜKÜM

taleplerinin REDDİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca, bozma sebebi de gözetilerek dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/3849, K. 2021/4146, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2019/3849
Karar No
2021/4146
Tarih
17 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/3860 K.2021/4033
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/3863 K.2021/3055
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/3863 K.2021/4348
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/3864 K.2021/3049
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/3865 K.2021/4212
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3869 K.2021/4943

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.