KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/4169 E., 2019/6204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olmak
- Hüküm
- Sanığın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın duruşmadan iki gün önce yazılı olarak verdiği savunma dilekçesinin içerisinde, yargılama yapan hakimler kurulu ile ilgili kişisel red sebepleri içermeyen, hakkında yapılan yargılamanın ... kararları kapsamından uzak bir yargılama olduğu, adil ve tarafsız olmadığı, kovuşturmanın genişletilmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle savunma hakkının, adil yargılanma hakkının ve aklanma hakkının kısıtlandığı şeklindeki soyut gerekçelerle ileri sürdüğü reddi hakim talebi hakkında safahatta bir karar verilmemiş olması CMK’nın 287. maddesi kapsamında hükme müessir görülmemiştir.
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/4169, K. 2019/6204, 17 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama