KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/5077 E., 2020/1877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 1-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
2-TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
1)Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili Av. ...'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan T.C. Cumhurbaşkanlığı'nın hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin katılan Cumhurbaşkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümüne ilişkin sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; katılan T.C.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/5077, K. 2020/1877, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama