KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/5259 E., 2020/78 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.07.2018 tarih ve 2018/152 - 2018/422 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyete dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Sanığın yasal süresinden sonra temyiz başvurusunda bulunduğu belirlenerek sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yerel mahkemenin, gerekçede Yargıtay uygulamalarına yanlış anlam yükleyerek.
"Yine Bylock isimli kriptolu haberleşme programının bilgilerini barındıran Baltic Servers isimli servis sağlaycısının Litvanya Ülkesinde bulunuşu ile Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından bu ülkede bulunan sunucu bilgilerinin temin edilişi şeklindeki oluş karşısında Ceza Muhakemesi Kanunları hükümlerinin sadece Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilinde uygulanma olanağının bulunuşu, Litvanya Ülkesinde bu kanunun uygulanmasının mümkün olmayışı nedeniyle de söz konusu tespitin Türk Ceza Mevzuatına aykırılığından bahsedilmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır." denilmek suretiyle hukuki dayanaktan yoksun gerekçeye iştirak edilmemiş ise de,
bu kabul sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/5259, K. 2020/78, 14 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama