KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/5273 E., 2020/572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Kocaeli 1. Aile Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 1. Aile Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2015/361 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili tarafından mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olarak açılan davanın yapılan yargılaması sonunda Mahkemece 11.04.2018 tarihinde, davanın kısmen kabulüyle, 165.500,00 TL alacağın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/1211 Esas, 2019/761 Karar sayılı kararıyla, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş bu karardan sonra davalı ... tarafından verilen 27.06.2019 tarihli dilekçe ile istinaf talebinden ve Yargıtaya başvuru hakkından feragat edildiği bildirilmiş, sonrasında karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nin 366. maddesi yollamasıyla temyiz başvurusunda da kıyas yoluyla uygulanması gereken HMK’nin 349/(2). maddesine göre, başvuru yapıldıktan sonra feragat edilmiş, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur. Buna göre, istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karara bağlandıktan sonra istinaf başvurusundan feragat edildiğine göre, feragat sebebiyle başvurunun reddi mümkün değildir.
Ancak, davalının feragat dilekçesi sonrası temyiz talebinde bulunan davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde, dava konusu dükkanın tarafların ortak rızası ile satıldığı, bedelinin paylaşıldığı, aracın da haczinin kaldırıldığı, bilahare davalının istinaf başvurusundan feragate ilişkin dilekçe sunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleştirilmesini istediği, buna ilişkin vekaletnameler, icra dosyasının kapanışına dair belgenin sunulduğu, tarafların aynı yerde olmamaları sebebiyle bu hususların bir protokole bağlanamadığı, davanın konusuz kaldığı,
bu hususların davalının kendi rızası ile yerine getirildiği bildirildiğine göre, Mahkemece davalının sunduğu 27.06.2019 tarihli dilekçedeki açıklamalar ve temyiz dilekçesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası gerçekleştiği ileri sürülen hususlar, HMK’nin 313 ve devamı maddeleri de gözetilmek suretiyle değerlendirilmek ve oluşacak duruma göre bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/5273, K. 2020/572, 23 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama