KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/7268 E., 2020/6693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2017 tarih ve 2017/377 - 2017/335 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Sanık hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 54, 58/9, 63. maddeleri
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
gereğince mahkumiyete dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Duruşma istemi içermeyen temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre belirlenerek yapılan incelemede; 1-)Ayrıntıları Dairemizin 20.12.2017 tarih ve 2017/1862 Esas, 2017/5796 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından.
Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı,
Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiği sanık tarafından bilindiği somut delil ve olgularla ortaya konulmasının zorunlu olduğu,
işlenen bir suçta gerçekleşebilecek unsur yanılgısının kastı ortadan kaldıracağı, bu durumun TCK’nın 30/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yukarıda anılan tarihten sonra gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen hareketlerin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi halinde kişinin örgüt üyesi olarak kabulü mümkün olmadığından;
Dosya kapsamındaki deliller ve sanığın savunmasına göre; esnaf olan sanığın, 2012 yılı ve öncesinde bir kısım örgütsel toplantılara katılmak ve Ödemiş Genç İşadamları derneğine üye olmak şeklindeki gerçekleşen faaliyetlerin örgüt üyeliğine esas alınarak karar verilmiş ise de, 2012 yılı sonrasında herhangi bir örgütsel faaliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılarak, özellikle 2014 yılı sonrasına sarkan eyleminin bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 30/1. maddesi hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-)Kabul ve uygulamaya göre de;
Bank Asya’ya örgütsel faaliyetle para yatırmayan, katılım hesabı açmayan sanığın Bank Asya’da hesabının bulunması ile Zaman gazetesine aboneliğinin bulunması hususlarının örgütsel faaliyet olarak kabul edilemesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/7268, K. 2020/6693, 22 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama