KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/832 E., 2019/6722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 53, 58/9, 63 maddeleri ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca mahkumiyete dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması ve temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında, savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Hüküm verildikten sonra 23.11.2017 tarihinde dosya içerisine geldiği anlaşılıp hükme esas alınan...'ın beyanlarının, CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulmaması ile avukatlık görevi ifa eden sanığın bürosunda CMK 130/1 maddesinde öngörülen koşullara uygun arama yapılmaması, bu büroda el konulan dosyaların avukat ile müvekkil arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğunun ileri sürülmemesi, ayrıca arama sonucu elde edilen delillerin mahkumiyet hükmüne esas alınmaması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Avukat olan sanığa ... tarafından vekaletname verilmiş olmasının teşdit nedeni sayılamayacağı dikkate alınarak; Örgütsel toplantılara katılan, örgüte himmet veren, örgütle bağlantılı dernekte üyeliği olan, talimat üzerine Bankasya'ya para yatıran, İzmir içerisindeki örgüt avukatlar yapılanmasının sorumlusu olduğu anlaşılan sanık hakkında verilen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/832, K. 2019/6722, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama