KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/8388 E., 2020/1388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyete dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Dairemizin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 E. 2019/6838 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerektiğinden;
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın kendisinin kullanımında olduğunu kabul ettiği cep telefonunun 30.12.2017 tarihli araştırma tutanağına göre 13 büfe-marketten 27.09.2013 ila 30.09.2015 tarihleri arasında 0 saniye ile 168 saniye arasındaki görüşmeleri kapsayacak şekilde 26 defa arandığı, bunların 3 tanesinin Albay Yılmaz Özdemir ve Yarbay Oğuz Karaduman ile ardışık şekilde olduğu; aramaların örgütsel irtibat kurmak amacıyla örgüt sorumlusu Nail kod adlı ... tarafından yapıldığına ilişkin dosya içinde bulunan Yarbay Oğuz Karaduman'ın beyanları, ankesörlü aramaya ilişkin HTS kayıtları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre yerel mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmadığından,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesiyle yetinilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/8388, K. 2020/1388, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama