KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/958 E., 2019/5001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK' nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle incelendi; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriği ile sanık müdafiinin tefhim edilen hükmü süresi içinde temyiz sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz ettiği, gerekçeli kararın tebliğinden sonra da gerekçeli temyiz dilekçesi vermediği anlaşılmakla sanığın temyiz taleplerine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, ByLock tespit edilen ...ve ... nolu GSM hatları kullanıcısının, kullanıldığı baz istasyonları, iletişim kurulan şahıslar ve telefon hattının takılı olduğu cihazlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ailesinden ve akrabalarından olduğunun.
ByLock detay kayıtlarındaki mesaj içerikleri ile birlikte ele alındığında sanığın oğlu olabileceğinin değerlendirilmesi karşısında,.... ve... nolu GSM hatlarına ilişkin bylock raporları ile... telefon numarası için düzenlenen tespit ve değerlendirme tutanağı hükme esas alınamayacak ise de; sanığın ... GSM numarası ile ...
İD nolu ByLock kullanıcısı olduğuna dair tespit ve değerlendirme tutanağı ile dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu nazara alındığında sonuca etkili görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/958, K. 2019/5001, 4 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama