KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/2493 E., 2020/4869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarih ve 2018/298 - 2018/570 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi ile TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün sanık ve sanığa baroca atanan müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince henüz bir karar verilmeden Av. ... ve Av. ...’ın 19.07.2018 tarihinde UYAP sisteminden sanık müdafii olduğuna dair vekaletname sundukları, ancak buna ilişkin evrakın dosyaya fiziken gönderilmediği,
CMK'nın 156/3. fıkrasında düzenlenen "Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer." hükmü gereğince istinaf mahkemesi kararının Av. ... ve Av. ...’a tebliğ edilmesi gerekirken görevi sona eren zorunlu müdafiiye tebliğ edildiği, sanığın vekaletname sunan müdafiilerinin de kararı öğrenmiş olması nedeniyle tekrar gerekçeli kararın tebliğine yer olmadığı, kararı öğrenme üzerine temyiz ettikleri anlaşılmakla;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
I-Zorunlu müdafii Av. ...’un temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede;
Sanığın istinaf aşamasında kendisini temsil etmesi için Av. ... ve Av. ...’a vekaletname vermesi nedeniyle CMK’nın 156/3. maddesi gereğince Av. ...’un görevinin sona erdiğinin anlaşılması karşısında, hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık ve müdafileri Av. ... ve Av. ...’ın temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/2493, K. 2020/4869, 12 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama