KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/3606 E., 2020/6384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- İzmir 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2017 tarih ve 2017/223 - 2017/84 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne yardım etme
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesi kararının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın TCK’nın
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
220/7 maddesi delaleti ile 314/2, 220/7 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair karar
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik olarak gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği 13.03.2019 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde, sanık müdafii tarafından yasal süresi içerisinde ayrıntılı temyiz dilekçesinin verilmediği, ancak Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafiine gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarfında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç adının "silahlı terör örgütüne yardım etme" yerine, "silahlı terör örgütüne üye olma" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/3606, K. 2020/6384, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama