İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/545 K.2020/3444

Gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2020/545Karar2020/3444Tarih6 Temmuz 2020Okuma4 dk · 773 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2020/545 E., 2020/3444 K.

Karar tarihi
6 Temmuz 2020
İtiraz Eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Suç
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

773 kelime·4 dk okuma

Gereği görüşülüp düşünüldü;

Dairemizin sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan kurulan bozma yönündeki hükme yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında atılı Anayasayı ihlal suçundan hüküm kurulması gerekçesiyle yapılan itiraz üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası gereğince yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde,

"Olayımızda; Anayasanın 122. maddesinde düzenlenen usule açıkça aykırı “sıkıyönetim direktifi” konulu emir ve eklerini alan Samsun Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi komutanı ve Samsun Garnizon komutanı tuğgeneral sanık ...’in kendisinin Samsun ve Sinop illeri sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirilmesini kabullenip usulsüz sıkıyönetim direktifinin icrasına başlayıp bu cümleden olarak kışla dışındaki bütün personelin kışlaya çağırıp personelin askeri-eğitim elbiselerinin giyilmesi emir ve talimatını verdiği, görevde bulunan ve ilin asayişinden birinci derecede sorumlu olan il valisinin telefon aramalarına cevap

vermeyerek birlik komutanlarını brifing salonuna toplayıp, birlik komutanlarına sıkıyönetim komutanı olarak atandığını belirtip sözde görevi kabullendiği izlenimini yaratarak direktiflere uymalarının emir, uymamalarının sorumluluk doğuracağı noktasında üzerlerinde baskı oluşturmaya çalıştığı, bu halin sıkıyönetim komutanı olarak atanmasından önceden haberdar olduğu kanaatini oluşturduğu, ancak birlik komutanlarının girişimin ve sıkıyönetim direktifinin meşru düzene karşı yapılan bir kalkışma olduğunu ve devletin meşru güçlerinin yanında olduklarını kararlı biçimde belirtmeleri üzerine sanığın müteakip eylemlerine devam edemediği,

hakkında PDY/P.Ö mensubu olduğu şeklinde istihbari bilgi bulunan sanığın ülkede yaşanan darbe girişimiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içerisindeki bu hareketlerinin hazırlık hareketleri boyutunu aşan icrai hareketler mahiyetinde olduğundan kuşku bulunmamaktadır.

Sanığın ülke genelinde gerçekleştirilen 5237 sayılı TCK'nın 309/1. maddeye uygun Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs suçuna bilinçli bir iştirak iradesiyle katılıp, diğer suç failleri ile birlikte suçun işlenişi üzerinde ortak bir hakimiyet kurması nedeniyle anılan suçun 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi anlamında asli fail olduğu düşünülmüştür." ifadelerine yer verilmekle; Dairemizce incelenen olayla ilgili olarak ise anılan kararımızda;

"Bu açıklamalar ışığında yerel mahkemece kabul edilen somut olay değerlendirildiğinde; hüküm tarihi itibariyle örgütsel bağı kesin olarak ortaya konamayan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu ve suç işleme karar ve iradesine katıldığı ispat edilememiştir. Suçun işlenişine icrai bir hareketle iştirak etmediği gibi bu doğrultuda astlarına bir emir vermediği de tespit edilmiştir.

Dosya kapsamında yer alan delil ve beyanlara göre; sanığın darbe girişimini olay gecesi saat 22.52 sıralarında ...’ın kendisini araması üzerine öğrendiği, akabinde sanığın sözde sıkıyönetim direktifinden çıktı alınarak kendisine getirilmesini istemesi üzerine nöbetçi amirin sanığın ikametine gittiğinde sanığın tüm personelin (subay, astsubay, uzman erbaş) mesaiye çağrılması, kışlada bulunan GATA öğrencilerinin emniyetinin alınması, birlik emniyet planı çerçevesinde emniyet sistemlerinin takviye edilerek tüm personelin nöbet yerlerine gönderilmesi emrini verdiği, 23.15 sıralarında makam odasına geldiği,

16 Temmuz 01.00'da birlik komutanları ile toplantı yaparak kendisine Samsun Sinop sıkıyönetim komutanı görevinin verildiğini belirtip siz ne düşünüyorsunuz diye komutanlara sorduğu, birlik komutanlarının darbeye karşı olduklarına ilişkin net tavırdan sonra komutanlara birliklerinin bekasını sağlayacak şekilde emniyetlerini almaları ve birliklerine dönmeleri yönünde emirler verdiği, il valisinin aramalarına cevap vermediği ve geri dönüş yapmadığı olayda;

Anayasayı ihlal suçunda hal ve koşullara göre neticeyi önleme yönünden hukuki yükümlülüğü bulunan sanığın, Anayasal düzene yönelik tehlike ve tehditler ortaya çıktığında, farklı saiklerle çekimser kalınmasının görevle bağdaşmadığı, tehdidi ortadan kaldırmak için zamanında ve isabetli karar vermek, uygulamada oluşabilecek riskleri üstlenmek zorunluluğu karşısında, yaşanan somut olayda, komutan sorumluluğu çerçevesinde darbecilere karşı net tavır ortaya konulmaması ve bu tavrın vaktinde kamuoyu ile paylaşılmaması,

il valiliği ve diğer güvenlik güçleri ile işbirliği yapmaması şeklindeki eylemlerinin kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmaması, neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmasını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımaması,

suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmesi nedeniyle ika edildiğinin kanıtlanamaması nedeniyle müsnet suç yönünden TCK'nın 37. maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulamayacağı ancak, suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan hareketlerin, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olup, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturduğu ve sanığın konumu,

üstlendiği vazife nazara alınarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden atılı eylemi doğrudan fail olarak gerçekleştirdiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." şeklindeki gerekçe; ayrıca,

Sanık hakkındaki sözde sıkıyönetim listesinde rıza dışı görevlendirmeden, sanıkla ilgili darbe planlamasında olduğu bu şekilde önceden suç işleme planında yer aldığı yönünde sonuç çıkarılmayacağı, yine sanığın görevi kabullenmemesi halinde ise suç teşkil eden bir eylemden bahsetme olanağı olmaması karşısında suçta kanunilik ilkesi gereği ve daire kararımızdaki gerekçelerle,

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda ifade edilen itiraz gerekçelerine göre Dairemiz kararının yerinde bulunduğu anlaşılmakla vaki İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/545, K. 2020/3444, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2020/545
Karar No
2020/3444
Tarih
6 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/545 K.2020/10083
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/545 K.2020/3148
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2020/545 K.2020/2533
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/546 K.2020/4208
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/546 K.2020/3299
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/547 K.2020/7919

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.