KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/6558 E., 2021/3203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi ile TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Oluş, sanık savunmaları ve mahkeme kabulüne göre, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma
açmaksızın evrak üzerinde aynı Kanun maddelerine ek olarak TCK’nın 62/1. maddesinin de uygulanması ile neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de anılan uygulamanın sanık lehine olması ve bu hususta aleyhe temyiz bulunmaması gözetilerek CMK'nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/6558, K. 2021/3203, 24 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama