KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/3118 E., 2006/3824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 152 ada 61 parsel sayılı 4916.79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tesbit edilmiştir. Davacılar ... ..., ve ..., yasal süresi içinde taşınmazın muris ...’a ait iken taksim sonucu kendilerine intikal ettiği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişme konusu 152 ada 61 parselin ... ... mirasçıları adlarına hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Mahkemenin 28.2.2006 tarihli ilamı ile temyiz talebinin temyiz süresinin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiş; karar davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı ... ... vekilinin yasal süre geçtikten sonra temyiz hakkını kullandığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı adına hükmü tebellüğ eden ve yengesi olduğu bildirilen...’le davalının aynı çatı altında ikamet etmediği zabıta aracılığıyla yapılan araştırmayla belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu durumda davalıya yapılan tebligat usule uygun bulunmadığından davalının hükmü öğrendiğini bildirdiği günün tebliğ günü olarak kabul edilmesi zorunludur. Davalı hükmü temyiz tarihinde öğrendiğini belirttiğine göre temyiz inceleme isteğinin süresinde olduğunun kabulü Tebligat Kanunu gereğidir. Hal böyle olunca. Mahkemenin 28.2.2006 tarih 996/410 esas, 2004/101 karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılmasına: işin esastan incelenmesine gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...’a ait iken O’nun ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçılar arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz tarafların murisi ... ...’ya ait iken O’nun 3.11.1975 tarihinde yaptığı satışla oğlu ...
(Nihat)’ya intikal ettiği ve halen O’nun zilyetliğinde bulunduğu belirtilmek suretiyle tesbit edilmiş, davacı kök muris ile ... arasında geçerli bir satışın olmadığı ve ... terekesinin taksim edilmediği nedenine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların kök murisi ...’a mı, yoksa eşine mi ait olduğu hususu yeterli şekilde araştırılmamış, davalı tarafın dayanağını oluşturan senetteki imzanın muris ... ...’ya ait olup olmadığı hususu imza tatbikatı yaptırılmak suretiyle belirlenmemiş, tesbite aykırı sonuca varıldığı halde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, taşınmaz üzerindeki ev ve bahçenin kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı araştırılıp gerektiğinde bunların muhtesat olarak gösterilip gösterilemeyeceği tartışılmadan hüküm kurulmuştur.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan tüm delilleri sorulup celbedilmeli, bundan sonra kök muris ... tarafından imzalanmış belge mevcut ise bu belgeler seçim büroları, bankalar ve tarım kredi kooperatifi ve benzeri resmi daireler nezdinde soruşturulup varsa getirtilip dosyaya konulmalı, celbedilen imzalarla davalı tarafın dayanağını oluşturan 3.11.1975 tarihli senetteki ... ... ismi altındaki imzanın aynı el mahsulü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi, tanık ve teknik bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Keşif sırasında dayanılan satış senedi uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi, senet ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, ...’a ait ise ... tarafından oğlu ...’ya satış yapılıp yapılmadığı, ... ve eşinin müşterek malı ise aralarında yapılmış bir taksimin olup olmadığı, taksim edilmiş ise kime isabet ettiği, ...’a isabet etmiş ise ... tarafından oğlu ...’ya yapıldığı söylenen satışın hangi tarihte yapıldığı ve taşınmazın teslim edilip edilmediği, taşınmaz davalıya teslim edilmiş ise davalının bu taşınmazı ne suretle kullandığı,
taşınmaz üzerindeki ev ve bahçenin hangi tarihte ve kim tarafından meydana getirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/3118, K. 2006/3824, 22 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama