KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/4591 E., 2006/5767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 308 ada 13 parsel sayılı 743.82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, harici satış, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeni ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde nizalı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Dosya içerisindeki bilgilerden ve Dairemizce incelenen diğer dosyalardan aynı adada yer alan ve şahıslar adına tespit edilen çok sayıda parsele Hazine tarafından taşınmazların öncesinin orman olduğundan bahisle itiraz edilip dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Taşınmazın niteliğinin doğru olarak belirlenmesi, yargılamanın kısa zamanda en az masrafla sonuçlandırılması ve varılacak sonucun doğru olması için aynı adada yer alan ve aynı nedenle davaya konu edilen tüm taşınmazların dava dosyalarının birleştirilmesinde zaruret bulunmaktadır. Mahkemece bu husus nazara alınmadan yargılama yapılıp davanın sonuçlandırılması doğru değildir.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle aynı adada yer alan tüm taşınmazlarla ilgili dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra birleştirilen taşınmazları kenardan çevreleyen komşu arazilerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları ve idari tahkikak evrakında isimleri yazılı tüm şahıslarla teknik ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra edilmelidir.
Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda ayrıntılı araştırma yapılıp, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilip uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan rapor alındıktan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/4591, K. 2006/5767, 22 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama