KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/5797 E., 2006/7103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Hazine’nin diğer temyiz itirazlarının reddedilerek 766 sayılı Kanun’un değişik 33. maddesindeki miktar itibariyle sınırlama yönünden araştırma yapılması gereğine işaret edildiği, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluştuğu, bozma gereğinin yerine getirilmesi ile davacı taraf adına zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanında tespit edilmiş taşınmaz olmaması nedeniyle davanın kabulüne ve taşınmazın eşit hisseler halinde davacı ve müdahiller adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin eşit hisseler halinde davacılar ve müdahil adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edildiği şekilde işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmiş olmasına göre Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun ve infaz sırasında tereddüt uyandırmayacak şekilde açık sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Sicil oluşturulurken taşınmazın kim veya kimler adına hangi hisseler oranında tescil edileceğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerekir. Taşınmaz tarafların ortak miras bırakanı ... ’a ait iken O'nun 1950 tarihinde ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksim bulunmadığına göre taşınmazın davacı ve müdahiller değil tüm ... mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/5797, K. 2006/7103, 9 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama