KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/952 E., 2006/1743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 150 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı 45700, 3700 ve 6100 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde tapu kaydı miktar fazlasının Hazine'ye ait yerlerden olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tesbit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, tesbite esas olan ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kaydının bu yere ait bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Tesbite esas olan 6.2.1940 tarih 165 nolu tapu kaydının davaya konu parsellerle ilgili olduğu, kaydın iki hududunun çayır okuyup eylemli durumda da taşınmazın 4 ve 22 mer’a parsellerine bitişik bulunduğu mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Çayır (mer’a) hududu genişletilmeye elverişli hudutlardan olup, mer'aların zilyetlikle iktisabı mümkün değildir.
Çayır hudutlu kayıtlarda genişletilebilir hudutlu kayıtlardan olup kayıt miktar fazlasının mer’adan elde edildiğinin kabulü zorunludur. Bu tür kayıtlar miktarı ile geçerlidir. Her ne kadar arazi başında dinlenen bilirkişi ve tanıklar taşınmazın tarım arazisi olduğunu 50 yıldır sürülüp ekildiğini ifade etmişlerse de, resmi kayda ve özellikle davalının dayandığı tapu kaydına ve eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez.
Hal böyle olunca; davacı Hazine’nin davasının kabulüne, sabit huduttan başlamak suretiyle ifraz edilecek tapu kaydı miktarı kadar arazinin davalı taraf adına tesciline, kayıt miktar fazlasının mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/952, K. 2006/1743, 10 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama