KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/1762 E., 2007/1531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Ankara 10. İcra Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık ...'nin 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair, Ankara 10. İcra Mahkemesinin 20.7.2006 tarihli ve 2006/1051-1590 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanun'la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında,
"Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür" şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu,
Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 30/03/2007 gün ve 17616 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 16/04/2007 gün ve K.Y.B.2007/68046 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Dosya kapsamına göre; her ne kadar tebliğname ile sanık hakkında mahkemece idari para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 10 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin isabetsizliği nedeniyle bozma talebinde bulunulmuş ise de, dosyada öncelikle yargılanabilme koşulu olarak belirlenen, hakim tarafından re'sen ve taraflarca yargılamanın her aşamasında öne sürülebilecek, İİK.nun 347.maddesinde hak düşürücü süre olarak düzenlenen üç aylık ve her halde bir yıllık şikayet süresi geçmiştir. Bu davanın esasına yönelik bir konu olması nedeniyle tebliğname ile bağlı kalınmamış, talep edilen hususu tartışmakta da hukuki yarar görülmemiştir.
Ankara 26.İcra Müdürlüğünün 2005/1071 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte ödeme emrinin 12.2.2005 tarihinde borçlu sanığa tebliğ edilip suçun 20.2.2005 tarihinde oluşmasına karşın müştekinin 22.3.2006 tarihinde şikayette bulunduğu anlaşılmıştır. .../.
SH:2
2007/1762-1531
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5358 sayılı Kanun'la değişik 347.maddesinde şikayet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceğinin öngörülmüş olması karşısında, suçun işlendiği tarih ile şikayet tarihi arasında bir yıllık sürenin geçmiş olduğu gözetilmeden İİK.nun 347.maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesi yerine sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname değişik gerekçe ile yerinde görülmekle Ankara 10.İcra Mahkemesinin 20.7.2006 tarihli ve 2006/1051-1590 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY.nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/1762, K. 2007/1531, 2 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama