KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/2297 E., 2007/2759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 10.04.2007 ... ve saatte temyiz eden ... Belediye Başkanlığı vs. vekili Avukat ... ... ve ... ... ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat ... ... ve ... Köyü Muhtarlığı vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 127 parsel sayılı 2.392.192,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... kullanım ve vergi kaydı nedeniyle yaylak olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar ..., ... ve ... Köyleri muhtarlıkları ile ... Belediye Başkanlığı, yasal süresi içinde mahkeme ilamına dayanarak nizalı taşınmazın aynı vasıf ve nitelikleri ile 4/5 hissesinin adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Yargılama sırasında ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Saimbeyli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... Köyü, ... Köyü ve ... Belediye Başkanlığı vekili Av. ... ... ile davacı ... Köyü temsilcisi ve müdahiller tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında dava konusu taşınmazın kamu ... malı niteliğinde mera olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, meranın aidiyetine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25/son maddesi hükmü uyarınca bu nitelikteki davalar Kadastro Mahkemelerinin görevi dışında olup ihtilafın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerekir.
Diğer taraftan, Kadastro Mahkemesine askı ilan süresi içinde, kadastro mahkemesinin görevli olduğu bir dava açılmadığına göre tutanaklar kesinleşmiş olup askı ilan süresinin geçmesinden sonra muhdesata yönelik talepte bulunan müdahiller ... ... ve arkadaşlarının talepleri yönünden de genel mahkemeler görevlidir.
Bu nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi görev ve yetki probleminin birlikte bulunması halinde görev sorununun öncelikle çözümleneceği, yetki itirazının da görevli mahkemece karara bağlanacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 191. maddesi ve Medeni Usul Hukukunun gereklerinden bulunduğuna göre mahkemece “sair hususların Saimbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde karara bağlanmasına” karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak mahkemece, doğru ve infazı sırasında yanlış anlaşılmaya sebep olmayacak şekilde hüküm
tesisi gerekir.
Yetki hususunda bir karar verilmediğine göre 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca "dosyanın istek halinde görevli Saimbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine” karar vermek gerekirken yanlış anlamaya sebep olacak şekilde “görevli ve yetkili” ifadelerinin kullanılmış bulunması isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekiyor ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 2. bendinden "yetkili ve" ibarelerinin çıkarılarak yerine "istek halinde" kelimeleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/2297, K. 2007/2759, 10 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama